Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/9682 K.2011/45423
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusuydur; Mahkeme, dosya incelemesi sonucunda hem hırsızlık hem de konut dokunulmazlığını bozmak suçlarında sanığın suçlu bulunduğunu kabul ederek mahkumiyet kararını onaylamış ve temyiz talebini reddetmiştir.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gaziantep 6.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2007 tarihli ve 30.04.2008 tarihli ek kararın T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddelerinde ve öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz yasa yoluna başvurulabileceğinin hükümde gösterilmediği anlaşıldığından, 30.04.2008 tarihli temyiz isteminin red kararı kaldırılarak ve Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
I-Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Konut dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişi ile işlendiği halde, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 119/1-c.maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
./..
-2-
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınana ait konutta diğer failler ile birlikte hırsızlık yapan sanığın 30.08.2006 tarihli yakalama tutanağına göre; yakalandıklarında hırsızlık yaptıklarını ve çaldıkları çantalara parkta içine bakıp, para ve ziynet eşyası çıkmayınca bir bankın altına yer göstererek attıklarını söylemeleri üzerine, söz konusu yere gidilip, oradan çantaların alındığı ve yakınana teslim edildiği ancak USB belleğin bulunamadığının anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK.nun 168/1. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
./..
-3-
3- 765 sayılı TCK.nun 95/2.madde ve fıkrasının karşılığı 5237 sayılı TCK.nun 51.maddesinde yer aldığı ve anılan maddede erteli para cezalarının infazı konusunda hüküm bulunmaması karşısında, sanığın Nizip Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2001/83-370 sayılı eski hükümlülüğüne konu edilen erteli para cezasının aynen çektirilmesine karar verilmesi, Adli sicil kaydına ve dosyada bulunan Antalya 3.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 699-441 sayılı 1.6.2006 günlü eski mahkumiyet hükmünde, suç tarihinde 18 yaşını doldurmadığı için hakkında 765 sayılı TCK.nun 55/3.maddesi ile indirim uygulandığı, aynı nedenle kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında; anılan mahkeme ilamındaki hukuka aykırı halin giderilmesi sağlanıp sonucuna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden erteli cezanın 765 sayılı TCK.nun 95.maddesine göre aynen çektirilmesine karar verilmesi, uygulamaya göre de, 5237 sayılı TCK.nun 51.maddesi yerine, 765 sayılı TCK.nun 95/2.maddesi ile uygulama yapılması.
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
...
SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gaziantep 6.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2007 tarihli ve 30.04.2008 tarihli ek kararın T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddelerinde ve öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz yasa yoluna başvurulabileceğinin hükümde gösterilmediği anlaşıldığından, 30.04.2008 tarihli temyiz isteminin red kararı kaldırılarak ve Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
I-Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Konut dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişi ile işlendiği halde, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 119/1-c.maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
./..
-2-
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınana ait konutta diğer failler ile birlikte hırsızlık yapan sanığın 30.08.2006 tarihli yakalama tutanağına göre; yakalandıklarında hırsızlık yaptıklarını ve çaldıkları çantalara parkta içine bakıp, para ve ziynet eşyası çıkmayınca bir bankın altına yer göstererek attıklarını söylemeleri üzerine, söz konusu yere gidilip, oradan çantaların alındığı ve yakınana teslim edildiği ancak USB belleğin bulunamadığının anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK.nun 168/1. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
./..
-3-
3- 765 sayılı TCK.nun 95/2.madde ve fıkrasının karşılığı 5237 sayılı TCK.nun 51.maddesinde yer aldığı ve anılan maddede erteli para cezalarının infazı konusunda hüküm bulunmaması karşısında, sanığın Nizip Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2001/83-370 sayılı eski hükümlülüğüne konu edilen erteli para cezasının aynen çektirilmesine karar verilmesi, Adli sicil kaydına ve dosyada bulunan Antalya 3.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 699-441 sayılı 1.6.2006 günlü eski mahkumiyet hükmünde, suç tarihinde 18 yaşını doldurmadığı için hakkında 765 sayılı TCK.nun 55/3.maddesi ile indirim uygulandığı, aynı nedenle kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında; anılan mahkeme ilamındaki hukuka aykırı halin giderilmesi sağlanıp sonucuna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden erteli cezanın 765 sayılı TCK.nun 95.maddesine göre aynen çektirilmesine karar verilmesi, uygulamaya göre de, 5237 sayılı TCK.nun 51.maddesi yerine, 765 sayılı TCK.nun 95/2.maddesi ile uygulama yapılması.
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.