Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/780 K.2011/5997
**MAHKEMESİ:**Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2010 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, gece vakti yakınanın evinin kapı kilidinin kırılarak içeriden hırsızlık yapılması şeklinde gelişen somut olayda sanığın eyleminin 765 sayılı TCY’nın 493/1; 5237 sayılı Yasanın 142/1-b,151/1,116/1-4 maddeleri kapsamında olup hatalı değerlendirme sonucu 5237 sayılı Yasanın 142/2-d. maddesiyle uygulama yapılması kanuna aykırı ise de, 765 sayılı TCY’nın 493/1, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b,151/1,116/1-4, 66/1-e ,66/2-4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b, 151/1, 116/1-4 maddelerine uyan hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gerektirdiği cezalar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 8 yıllık sürenin suç tarihi olan 21.11.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2010 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, gece vakti yakınanın evinin kapı kilidinin kırılarak içeriden hırsızlık yapılması şeklinde gelişen somut olayda sanığın eyleminin 765 sayılı TCY’nın 493/1; 5237 sayılı Yasanın 142/1-b,151/1,116/1-4 maddeleri kapsamında olup hatalı değerlendirme sonucu 5237 sayılı Yasanın 142/2-d. maddesiyle uygulama yapılması kanuna aykırı ise de, 765 sayılı TCY’nın 493/1, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b,151/1,116/1-4, 66/1-e ,66/2-4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b, 151/1, 116/1-4 maddelerine uyan hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gerektirdiği cezalar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 8 yıllık sürenin suç tarihi olan 21.11.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.