‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/4324 K.2012/5266

Esas No: 2011/4324 · Karar No: 2012/5266 · Karar Tarihi: 22.03.2012
Özet: (1) Sanığın 24 Ekim 1997’de işlediği hırsızlık suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre 492/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu suçun 5 yıllık zamanaşımına tabi olup olmadığı; (2) Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 07 Şubat 2005 tarihli kararında sanığı hırsızlık suçundan 2 ay 6 gün hapis cezasıyla mahkum etti ve bu kararın zamanaşımı nedeniyle iptal edilemeyeceğine hükmetti.
Bina dahilinde hırsızlık suçundan sanık ...'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 522, 523, 59/2. maddeleri uyarınca 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair DİYARBAKIR 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2005 tarihli ve 2003/1112 esas, 2005/164 sayılı kararı ile anılan kararın infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddesi gereğince zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine ilişkin aynı Mahkemenin 29/06/2007 tarihli ve 2006/160 esas, 2007/514 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 05/01/2011 gün ve 2009/258/1654 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2011 gün ve 2011/21382 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29/03/2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

(1-Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2007 tarihli ve 2006/160 esas, 2007/514 sayılı kararı yönünden; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un "Lehe hükümlerin uygulanmasında usul" kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesinde,

2-Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2005 tarihli ve 2003/1112 esas, 2005/164 sayılı kararı yönünden; sanığın 24/10/1997 tarihinde işlediği ve 765 sayılı Kanun'un 492/1. maddesi kapsamında kalan suçla ilgili sanığın sorgusunun yapıldığı 14/07/1999 tarihinden sonra 13/02/2001 tarihinde 4616 sayılı Kanun uyarınca davanın kesin hükme bağlanmasının ertelendiği, erteleme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle duruşmaya devamla yeniden hüküm kurulduğu olayda sorgu tarihi ile hükmün verildiği 07/02/2005 tarihi itibarıyla suç için 765 sayılı Kanun'un 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulmasında, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.06.2007 tarih ve 2006/160 esas, 2007/514 sayılı kararı yönünden; 5252 sayılı Yasanın 9/4. madde ve fıkrası gereğince, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanamaz” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,

2- Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.02.2005 tarih ve 2003/1112 esas, 2005/164 sayılı kararı yönünden; oluşa, dosya içeriğine ve toplanan kanıtlara göre, gece vakti saat 22.00 sıralarında yakınanın zemin katta bulunan konutuna açık duran balkon kapısından girerek hırsızlık yapan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 492/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 14.07.1999 tarihinden sonra 13.02.2001 tarihinde 4616 sayılı Yasa uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme süresi içerisine yeni bir hırsızlık suçu işlemesi sebebiyle 12.12.2003 günlü tensip kararı ile duruşma açılıp yargılamaya devam edilerek 07.02.2005 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği ve sorgu tarihi ile hükümlülük tarihi arasında suç için 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımının geçtiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması,

Bozmayı gerektirdiğinden kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın gönderme yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan sanık ... hakkında, Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen 29.06.2007 tarih ve 2006/160 esas, 2007/514 sayılı ve 07.02.2005 tarih ve 2003/1112 esas, 2005/164 sayılı kararların 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesinin ve 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak; 1-) Hukuki değerden yoksun bulunan Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen 29.06.2007 tarih ve 2006/160 esas, 2007/514 sayılı kararının kaldırılmasına, 2-) Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2005 tarih ve 2003/1112 esas, 2005/164 sayılı kararı ile sanık ... hakkındaki kurulan mahkumiyet hükmünün ise; TCK 102/4 maddesi uyarınca zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından anılan bu suç nedeniyle açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?