‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/425 K.2011/1690

Esas No: 2011/425 · Karar No: 2011/1690 · Karar Tarihi: 23.02.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından dolayı mahkumiyet kararıdır; Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek kararın bazı bölümlerini düzeltti ve hükmün açıklanan nedenle bozulmasını onaylayarak sanıkların mahkumiyetlerini sürdürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanıklar ... ve ... hakkında İşyeri Dokunulmazlığını Bozma ve Mala Zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Konut dokunulmazlığını birden fazla kişi ile birlikte işleyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY’nın 119/1-c maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün eleştiri dışında DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Dosya arasında yer alan ve kolluk tarafından saat 21:45 itibariyle düzenlenen 16.09.2009 günlü “ Teşhis, Taktiri Kıymet ve Teslim Tutanağı ” içeriğinden, sanığın yakınanın işyerinden birden fazla kişi ile birlikte 1 adet çelik kasa ve içerisinde 15.500 TL, 5.000 dolar, 2 adet çek (500 TL ve 1500 TL değerlerinde), Peugeot marka aracın yedek anahtarı, alyans türü iki adet yüzük, 1 adet küçük altın, 150 TL bozuk para, fotoğraf makinası, bir adet diz üstü bilgisayar, telefon şarj cihazı, 10.000 TL değerinde senedi çaldıktan sonra diz üstü bilgisayarı ve fotoğraf makinasını sanık ... ile birlikte sattığı, yakalanınca sattığı kişiyi söyleyerek, kısmi geri vermeyi sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY'nın 168/son maddesi anlamında yakınanın rızası bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre anılan maddenin uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?