Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/4232 K.2013/11335
Özet: (1) Mahkeme, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı sanıkların mahkumiyet kararlarını temyiz incelemesiyle ilgili olarak, 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesi ve 1412 sayılı CMUK’ın ilgili hükümlerini değerlendirerek temyizin mümkün olmadığını belirtti; (2) sonuç olarak, sanıkların mahkumiyet kararları kesinleşti ve temyiz reddedildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesi ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz istemininin incelemesinde,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan,
09.02.2010 tarihli hükme karşı 5320 sayılı Yasanın 8/.1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen 30 günlük yasal süreden sonra 29.03.2010 tarihinde temyiz isteminde bulunan Üst Cumhuriyet Savcısının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince, istem gibi REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Sanığın olay gecesi yakınanın aracının camını kırdıktan sonra içerden oto teybini çaldığı, başka bir soruşturma neticesi takipte bulunan güvenlik güçlerince olay yerinde tesadüfen yakalandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tamamlanmış hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerekirken, koşulları oluşmayan kalkışma hükümleri uygulanarak eksik cezaya hükmedilmesi karşı temyiz bulunmadığından; sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
./.
-2-
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerinin temyiz incelenmesine gelince,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın olay gecesi yakınanın aracının camını kırdıktan sonra içeriden oto teybini çaldığı, başka bir soruşturma neticesi takipte bulunan güvenlik güçlerince olay yerinde tesadüfen yakalandığının anlaşılması karşısında, hakkında tamamlanmış hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerekirken, koşulları oluşmadığı halde kalkışma hükümlerinin uygulanarak eksik cezaya hükmedilmesi,
./.
-3-
2-Yakınanın aracının camını kırarak içeriden oto teybini çalan sanığın eyleminin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi ile indirim yapılırken 9 ay 10 gün olarak verilmesi gereken hapis cezasının hesap hatası sonucu 11 ay 10 gün olarak uygulanması suretiyle fazla ceza tayinine hükmedilmesi,
4-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, 5395 sayılı Yasa'nın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı Yasa'nın 3. fıkrası uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi uyarınca bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ...'e de sirayetine, 15.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
...
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesi ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz istemininin incelemesinde,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan,
09.02.2010 tarihli hükme karşı 5320 sayılı Yasanın 8/.1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen 30 günlük yasal süreden sonra 29.03.2010 tarihinde temyiz isteminde bulunan Üst Cumhuriyet Savcısının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince, istem gibi REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Sanığın olay gecesi yakınanın aracının camını kırdıktan sonra içerden oto teybini çaldığı, başka bir soruşturma neticesi takipte bulunan güvenlik güçlerince olay yerinde tesadüfen yakalandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tamamlanmış hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerekirken, koşulları oluşmayan kalkışma hükümleri uygulanarak eksik cezaya hükmedilmesi karşı temyiz bulunmadığından; sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
./.
-2-
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerinin temyiz incelenmesine gelince,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın olay gecesi yakınanın aracının camını kırdıktan sonra içeriden oto teybini çaldığı, başka bir soruşturma neticesi takipte bulunan güvenlik güçlerince olay yerinde tesadüfen yakalandığının anlaşılması karşısında, hakkında tamamlanmış hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerekirken, koşulları oluşmadığı halde kalkışma hükümlerinin uygulanarak eksik cezaya hükmedilmesi,
./.
-3-
2-Yakınanın aracının camını kırarak içeriden oto teybini çalan sanığın eyleminin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi ile indirim yapılırken 9 ay 10 gün olarak verilmesi gereken hapis cezasının hesap hatası sonucu 11 ay 10 gün olarak uygulanması suretiyle fazla ceza tayinine hükmedilmesi,
4-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, 5395 sayılı Yasa'nın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı Yasa'nın 3. fıkrası uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi uyarınca bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ...'e de sirayetine, 15.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.