Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/4027 K.2013/20237
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza MahkemesiSUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Lehe kanun uygulaması yapılması sonucunda;1- Hırsızlık suçundan 5237 Sayılı TCK.nun 142/1-e, 143, 53/1.md.leri gereğince 2 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluğu, 2- Silahla tehdit suçundan 5237 Sayılı TCK.nun 106/2-a, 53/1.maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ve hak yoksunluğu, 3- CMUK.nın 326/son ve CMK.nın 307/4.maddeleri gereğince neticeten 2 ay 10 gün hapis cezası, Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanın kapıları kilitli ve camları kapalı aracından, camı kırmak sureti ile hırsızlık yapan sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden anılan yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilmesi halinde sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına" dair bölüm çıkarılarak, yerine "TCK'nın ‘‘TCK.nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Lehe kanun uygulaması yapılması sonucunda;1- Hırsızlık suçundan 5237 Sayılı TCK.nun 142/1-e, 143, 53/1.md.leri gereğince 2 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluğu, 2- Silahla tehdit suçundan 5237 Sayılı TCK.nun 106/2-a, 53/1.maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ve hak yoksunluğu, 3- CMUK.nın 326/son ve CMK.nın 307/4.maddeleri gereğince neticeten 2 ay 10 gün hapis cezası, Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanın kapıları kilitli ve camları kapalı aracından, camı kırmak sureti ile hırsızlık yapan sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden anılan yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilmesi halinde sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına" dair bölüm çıkarılarak, yerine "TCK'nın ‘‘TCK.nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.