Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/2218 K.2011/43960
Özet: (1) Sanıkların yağma, özgürlüğü kısıtlama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından hüküm giymesiyle ilgili temyiz başvuruları; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek kararını sürdürmüş, ancak kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmü bozarak yeni bir karar vermiş.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, özgürlüğü kısıtlama, kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı hakkında duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Cezanın tür ve süresine göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 318. (5271 sayılı CMK 299.) maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Sanıklar hakkında yağma, özgürlüğü kısıtlama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
5237 sayılı TCK.nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, katılan ... ...’e karşı somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması; sanık ...’ün tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...’nin, ... sahte kimliği ile yakalandığı ve soruşturma başladığında bu ismi kullandığı, daha sonra gerçek ismini bildirdiğinin anlaşılması karşısında, ... isimli gerçek bir şahsın var olup olmadığı araştırılarak, bu isimde gerçek bir şahsın olmaması halinde eylemin TCK’nun 206. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; gözaltında iken sanığın gerçek kimliğini açıklaması karşısında, sanık hakkında TCK’nun 269. maddesinin değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/10/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, özgürlüğü kısıtlama, kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı hakkında duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Cezanın tür ve süresine göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 318. (5271 sayılı CMK 299.) maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Sanıklar hakkında yağma, özgürlüğü kısıtlama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
5237 sayılı TCK.nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, katılan ... ...’e karşı somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması; sanık ...’ün tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...’nin, ... sahte kimliği ile yakalandığı ve soruşturma başladığında bu ismi kullandığı, daha sonra gerçek ismini bildirdiğinin anlaşılması karşısında, ... isimli gerçek bir şahsın var olup olmadığı araştırılarak, bu isimde gerçek bir şahsın olmaması halinde eylemin TCK’nun 206. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; gözaltında iken sanığın gerçek kimliğini açıklaması karşısında, sanık hakkında TCK’nun 269. maddesinin değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/10/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.