Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/2196 K.2011/49317
Özet: Uyuşmazlık: Yerel mahkemece verilen hırsızlık kararı, sanığın zorunlu savunmanın atandığı halde haberdar edilmediği ve temyiz dilekçesinin eksik tebliğ edildiği gerekçesiyle temyiz başvurusu. Mahkeme: Sanığa gerekli ihtaratlarla birlikte kararın tebligatı yapıldıktan sonra, temyiz dilekçesine onay verilip verilmediğinin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2007 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. ... e tebliğ edilip , adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı ve yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliği edildiğine ilişkin belge dosya arasında bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2010 günlü eksikliğin giderilmesine ilişkin iade yazısı doğrultusunda gerekçeli kararın sanık ...'a tebliğ edildiği,adı geçen sanığın bu tebligata rağmen mahkemeye herhangi bir başvurusunun bulunmadığı ve temyiz dilekçesi vermediği anlaşılmış ise de; sanığa gönderilen gerekçeli kararın tebligat belgesinde T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2,232/6 ve 291.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli ihtaratların bulunmadığı anlaşıldığından; öncelikle sanık ...'a gerekçeli kararın T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2,232/6 ve 291.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli ihtaraları taşıyacak biçimde tebliğ edilmesi ve sunduğu takdirde temyiz dilekçesi eklendikten ve zorunlu savunmanının temyizine onay verip vermediği de sorularak ya da bu konuda “7 gün içinde savunmanın temyiz dilekçesine onay verip vermediği veya kendisinin temyiz etmek isteyip istemediği hususunda dilekçeyle veya zabıt katibince tutanağa geçirilmek suretiyle bildirimde bulunması gerektiği eğer her hangi bir bildirimde bulunmaz ise savunmanın temyiz istemine onay verdiğini kabul edeceği “ açıklamasını içerir biçimde ihtaratlı tebligat yapıldıktan sonra incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 19.12.2011 tarihinde karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2007 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. ... e tebliğ edilip , adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı ve yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliği edildiğine ilişkin belge dosya arasında bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2010 günlü eksikliğin giderilmesine ilişkin iade yazısı doğrultusunda gerekçeli kararın sanık ...'a tebliğ edildiği,adı geçen sanığın bu tebligata rağmen mahkemeye herhangi bir başvurusunun bulunmadığı ve temyiz dilekçesi vermediği anlaşılmış ise de; sanığa gönderilen gerekçeli kararın tebligat belgesinde T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2,232/6 ve 291.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli ihtaratların bulunmadığı anlaşıldığından; öncelikle sanık ...'a gerekçeli kararın T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2,232/6 ve 291.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli ihtaraları taşıyacak biçimde tebliğ edilmesi ve sunduğu takdirde temyiz dilekçesi eklendikten ve zorunlu savunmanının temyizine onay verip vermediği de sorularak ya da bu konuda “7 gün içinde savunmanın temyiz dilekçesine onay verip vermediği veya kendisinin temyiz etmek isteyip istemediği hususunda dilekçeyle veya zabıt katibince tutanağa geçirilmek suretiyle bildirimde bulunması gerektiği eğer her hangi bir bildirimde bulunmaz ise savunmanın temyiz istemine onay verdiğini kabul edeceği “ açıklamasını içerir biçimde ihtaratlı tebligat yapıldıktan sonra incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 19.12.2011 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.