Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/2145 K.2011/8014
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları, ile ayrıca her iki sanık yönünden re'sen incelemeye tabi
Yerel Mahkemece verilen hüküm re'sen temyize tabi olmakla birlikte, sanık ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruştunnanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... için duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
1-Sanık ...’nın savunmasının da yer aldığı Mahkemenin 2005/286 esaslı yargılama dosyasının, temyize konu dosyaya konulan duruşma tutanakları suretlerinin onaysız fotokopi olması;
2-Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY.nın 326. maddesi uyarınca sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup, bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 307/2. maddesinde de aynı şekilde benimsenmiştir. Anılan bu yasa hükümleri uyarınca sanığa, bozma ilamında belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu yasa hükümleri, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır.
İnceleme konusu somut olayda, Yerel Mahkemece bozma ilamından sonra sanık ... adına duruşma gününü bildirir davetiye usulüne uygun olarak tebliğ olmasına karşın, sanığın hazır bulunmadığı oturumda aleyhe bozma kararına karşı sanığın diyecekleri saptanmadan, savunmanının beyanıyla yetinilip bozma ilamına uyulmasına karar verilmek suretiyle, 1412 sayılı CMUK’nun 326. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanları Av. ... ile Av....’ın duruşmada ileri sürdükleri savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden duruşmalı, her iki sanık içinde kendiliğinden temyiz incelemesi yapılan ve diğer yönleri incelenmeyen hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 08.06.2011 tarihinde Yargıtay C.Savcısı ... ...'nın katıldığı oturumda, sanık savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları, ile ayrıca her iki sanık yönünden re'sen incelemeye tabi
Yerel Mahkemece verilen hüküm re'sen temyize tabi olmakla birlikte, sanık ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruştunnanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... için duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
1-Sanık ...’nın savunmasının da yer aldığı Mahkemenin 2005/286 esaslı yargılama dosyasının, temyize konu dosyaya konulan duruşma tutanakları suretlerinin onaysız fotokopi olması;
2-Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY.nın 326. maddesi uyarınca sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup, bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 307/2. maddesinde de aynı şekilde benimsenmiştir. Anılan bu yasa hükümleri uyarınca sanığa, bozma ilamında belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu yasa hükümleri, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır.
İnceleme konusu somut olayda, Yerel Mahkemece bozma ilamından sonra sanık ... adına duruşma gününü bildirir davetiye usulüne uygun olarak tebliğ olmasına karşın, sanığın hazır bulunmadığı oturumda aleyhe bozma kararına karşı sanığın diyecekleri saptanmadan, savunmanının beyanıyla yetinilip bozma ilamına uyulmasına karar verilmek suretiyle, 1412 sayılı CMUK’nun 326. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanları Av. ... ile Av....’ın duruşmada ileri sürdükleri savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden duruşmalı, her iki sanık içinde kendiliğinden temyiz incelemesi yapılan ve diğer yönleri incelenmeyen hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 08.06.2011 tarihinde Yargıtay C.Savcısı ... ...'nın katıldığı oturumda, sanık savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.