‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/20119 K.2012/21530

Esas No: 2011/20119 · Karar No: 2012/21530 · Karar Tarihi: 26.11.2012
**MAHKEMESİ:**Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık hakkında Nevval İşgören Lisesi kantinini işleten yakınan ...’na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanığın hırsızlık eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1-son. maddesindeki suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suçun işlendiği 01.03.2003 tarihi ile inceleme tarihine göre geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

II- Sanık hakkında Nevval İşgören Lisesindeki hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;

Zaman bakımından uygulama, 765 sayılı TCK’nın 2/2 ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın “7. maddelerinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere her iki düzenlemede; ceza hukukunun en önemli ilkelerinden birisi olan “ceza hukuku kurullarının yürürlüğe girdiği andan itibaren işlenen suçlara uygulanacağına ilişkin” ileriye etkili olma prensibi ile bu ilkenin istinasını oluşturan ve failin lehine olan yasanın geçmişe etkili olması anlamına gelen “geçmişe etkili uygulama” veya “geçmişe yürürlük” ilkesine yer vermiştir.

Somut olaya ilişkin lehe kanunun belirlenmesinde sadece belirli bir hüküm göz önünde bulundurulamaz. Kanun hükümlerinin olaya bir bütün olarak uygulanması ve sonucuna bakılmak suretiyle lehe kanun belirlenmesi yoluna gidilmelidir. Bu amaçla 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi ile özel hüküm de konulmuştur. Bu arada suç ile sanık arasındaki bağlantısını kesen ve sanığın cezalandırılmasını önleyen yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunlu olan zamanaşımına ilişkin hükümlerin, zaman bakımından uygulama sorunu da vardır.

1982 Anayasanın 38/2. maddesinde, dava ve ceza zamanaşımına ilişkin kanun hükümlerinde değişiklik yapılması durumunda, maddi ceza hukukuna ilişkin zaman bakımından uygulama kurallarının geçerli olacağı kabul edilmiştir. Buna göre genel yargılaması devam eden dava için dava zamanaşımına ilişkin sürelerde değişiklik yapan sonraki kanun lehe hüküm içeriyorsa bunun da geçmişe etkili olarak 03.06.1942 gün 36/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ana hatları ile açıklandığı üzere, zamanaşımı süresi ceza bağımsızlığını koruyan her suç için ayrı ayrı uygulanacaktır. Tek İstisnası 5252 sayılı Yasanın 9/4. maddesidir. Bu bağlamda somut olaya gelince;

Sanığın eylemi, 765 ve 5237 sayılı Yasaların her ikisinde de suç olarak tanımlanmıştır. Sanıklara isnat edilen eylem 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 142/1-a; 116/2, 119/1-c; 152/1-a maddelerinde öngörülen ve ceza bağımsızlığını koruyan suçları oluşturmaktadır. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 102/3 ve 104/2. madde ve fıkraları uyarınca bu suça ilişkin kesintili zaman aşımı süresi dolmamıştır. Ancak sanıklara yüklenen fiil ile ilgili 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a, 31/3, 66/1-2, 67; 116/2, 119/1-c, 31/3, 66/1-2, 67. maddelerine göre kesintili zamanaşımının süresi olan 7 yıl 12 ay, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında dolmuş bulunmaktadır. Hal böyle olunca zaman aşımı kuralı da dikkate alınarak yeniden sanık hakkında lehe olan yasanın saptanması lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?