‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/19270 K.2012/9429

Esas No: 2011/19270 · Karar No: 2012/9429 · Karar Tarihi: 03.05.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusunun usulsüz tebligat nedeniyle geçerliliği ve zamanaşımı ile ilgili itirazlarıdır; Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının, tebligatın usulsüzlüğü ve 5237 sayılı TCY hükümleriyle zamanaşımının dolması sebebiyle bozulup, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yönünde karara varılmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Şişli 8. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/03/2008 ve 06/10/2011 tarihli kenar yazıları ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Her ne kadar Mahkemece 08.06.2010 tarihli eksik giderme amaçlı geri gönderme kararının gereği tam olarak yerine getirilmemişse de;
Yokluğunda verilen hükmün sanığın sorguda bildirdiği adresinde (1) numaralı daire yerine (2) numaralı daireye 24.04.2003 tarihinde Tebligat Yasasının 21. maddesine göre tebliğ olunmuş ve sanık tarafından 14.08.2003 tarihinde vekil atanan savunmanı tarafından 10.09.2003 tarihinde temyiz yoluna başvurulmuşsa da; hem sanığın tam adresinde tebligat işlemi yapılmaması hem de Tebligat Yasasının 23. maddesinin 9. bendinin “ (Değişik bend: 19/03/2003 - 4829 S.K./7. md.) Tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını, İhtiva etmesi lazımdır.” hükmünü içermesi ve tebligat belgesinin, tebliğ memurunun adını ve soyadını içermediğinin anlaşılmasına göre, yapılan tebligat işlemi usulsüz olduğundan, sanık savunmanının temyiz isteği yasal sürede kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1, 522, 102/3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/1, 151/1, 66/1-e. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve kararın verildiği 16.05.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?