Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/17432 K.2012/2609
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu; Mahkemenin sonucu: Temyiz kararı, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetini onaylarken, konut dokunulmazlığını bozma suçundaki mahkumiyeti iptal ederek yeni bir karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararda, 7 günlük temyiz süresinin “ilgililerin öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı” denilmek suretiyle, sürenin başlangıcı konusunda sanığın yanıltılmış olduğunun anlaşılması ve yapılan tebligatta da gerekli açıklamanın bulunmaması karşısında; sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilip Afyonkarahisar 4 Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04. 2011 günlü, 2009/410-2010/415 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
I-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ...’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA;
II-Konut Dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafindan işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa yüklenen 5237 sayılı Yasanın 116/1 maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunun suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Uygulamaya göre de;
5237 Sayılı Yasa’ya göre kurulan hükümlerde TCK.53. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme istem gibi BOZULMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararda, 7 günlük temyiz süresinin “ilgililerin öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı” denilmek suretiyle, sürenin başlangıcı konusunda sanığın yanıltılmış olduğunun anlaşılması ve yapılan tebligatta da gerekli açıklamanın bulunmaması karşısında; sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilip Afyonkarahisar 4 Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04. 2011 günlü, 2009/410-2010/415 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
I-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ...’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA;
II-Konut Dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafindan işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa yüklenen 5237 sayılı Yasanın 116/1 maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunun suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Uygulamaya göre de;
5237 Sayılı Yasa’ya göre kurulan hükümlerde TCK.53. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme istem gibi BOZULMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.