Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/14336 K.2013/23260
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hüküm giymesi üzerine temyiz başvurusu; Mahkemenin sonucu: Haksızlık bulunarak, hapis cezası infazı tamamlanıncaya kadar sanığın haklardan yoksun bırakılması kararının düzeltilip onaylanması ve hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle hükümün iptal edilmesi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: 1) Ceza verilmesine yer olmadığına (hırsızlık),
TEMYİZ EDENLER: O yer Cumhuriyet Savcısı, sanık savunmanı
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.8.2003 gün ve 2003/720-765 sayılı kararına konu, hırsızlık suçundan verilen 8 ay 1 gün süreli hapis cezasının 18.11.2003 tarihinde kesinleştiği, 05.08.2004 tarihinde infaz edildiği ve temyiz incelemesine konu olan hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK’nın 58/1-2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık süre geçtikten sonra 21.03.2008 gününde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında anılan Yasa maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin’’ ve "58. maddenin" uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya kapsamı ve sanığın olayın hemen sonrasında kollukta alınan 22.03.2008 tarihli savunmasına göre; olay günü yakınana ait apartman daire kapısını zorlayarak açmak istediği girdiği sırada, üst katta bir dairenin kapısının açıldığını duyması üzerine yakalanamamak amacıyla olay yerinden kaçan sanığın eyleminin hırsızlığa teşebbüs aşamasında kaldığı ve gönüllü vazgeçmenin koşulları oluşmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) 5560 sayılı Kanunun 6. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/4. fıkrası uyarınca, sanığın hırsızlık eyleminin yanında işlediği mala zarar verme suçunun takibinin şikayete bağlı olmadığı düşünülmeden şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: 1) Ceza verilmesine yer olmadığına (hırsızlık),
TEMYİZ EDENLER: O yer Cumhuriyet Savcısı, sanık savunmanı
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.8.2003 gün ve 2003/720-765 sayılı kararına konu, hırsızlık suçundan verilen 8 ay 1 gün süreli hapis cezasının 18.11.2003 tarihinde kesinleştiği, 05.08.2004 tarihinde infaz edildiği ve temyiz incelemesine konu olan hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK’nın 58/1-2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık süre geçtikten sonra 21.03.2008 gününde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında anılan Yasa maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin’’ ve "58. maddenin" uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya kapsamı ve sanığın olayın hemen sonrasında kollukta alınan 22.03.2008 tarihli savunmasına göre; olay günü yakınana ait apartman daire kapısını zorlayarak açmak istediği girdiği sırada, üst katta bir dairenin kapısının açıldığını duyması üzerine yakalanamamak amacıyla olay yerinden kaçan sanığın eyleminin hırsızlığa teşebbüs aşamasında kaldığı ve gönüllü vazgeçmenin koşulları oluşmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) 5560 sayılı Kanunun 6. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/4. fıkrası uyarınca, sanığın hırsızlık eyleminin yanında işlediği mala zarar verme suçunun takibinin şikayete bağlı olmadığı düşünülmeden şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.