Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/13002 K.2012/8388
Özet: (1) Sanıkların hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkumiyet kararının temyiz edildiği uyuşmazlık; (2) Mahkeme, usul ve kanuna uygunluk gerekçesiyle mahkumiyet kararlarını onaylayarak, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek hükümlerin bozularak yeni infaz rejimine göre uygulanmasını kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ...'in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/976
esas ve 2005/671 karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilen hükümler bulunduğundan, bu hükümlerden hangi suçtan verilen mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alındığının açıkça belirtilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine “Sanığın, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/976 esas ve 2005/671 karar sayılı ilamı ile plakada sahtecilik suçundan verilen 1 yıl hapis ve 343,00 TL adli para cezasının kesinleşmesinden sonra ve tekerrür süresi içinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Yasanın 58/6-7 maddeleri gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma; sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık; sanıklar ..., ... ve ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanıklar ... ve ...'in suçları işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar ... ve ...'in suçları işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nın 37/1. maddesi yerine 39/2. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanık ...'nın, Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2.11.2000 gün ve 2000/271-588 E.K.sayılı kararına konu mahkumiyet hükmü esas alınarak hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca, sanık ... hakkında mükerrirlik uygulamasında adli sicil kaydındaki tekerrüre esas en ağır cezayı içeren Safranbolu Asliye Ceza Mahkemesinin 83-67 E.K sayılı ilamının dikkate alınması yerine, bu ilam dışındaki iki ayrı mahkeme ilamının belirtilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Sanıklar ...,..., ... ve ...'a yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ... vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve savunmanı ile ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ...'in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/976
esas ve 2005/671 karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilen hükümler bulunduğundan, bu hükümlerden hangi suçtan verilen mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alındığının açıkça belirtilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine “Sanığın, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/976 esas ve 2005/671 karar sayılı ilamı ile plakada sahtecilik suçundan verilen 1 yıl hapis ve 343,00 TL adli para cezasının kesinleşmesinden sonra ve tekerrür süresi içinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Yasanın 58/6-7 maddeleri gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma; sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık; sanıklar ..., ... ve ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanıklar ... ve ...'in suçları işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar ... ve ...'in suçları işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nın 37/1. maddesi yerine 39/2. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanık ...'nın, Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2.11.2000 gün ve 2000/271-588 E.K.sayılı kararına konu mahkumiyet hükmü esas alınarak hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca, sanık ... hakkında mükerrirlik uygulamasında adli sicil kaydındaki tekerrüre esas en ağır cezayı içeren Safranbolu Asliye Ceza Mahkemesinin 83-67 E.K sayılı ilamının dikkate alınması yerine, bu ilam dışındaki iki ayrı mahkeme ilamının belirtilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Sanıklar ...,..., ... ve ...'a yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ... vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve savunmanı ile ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.