Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/11100 K.2011/48902
Özet: Uyuşmazlık, sanığın konut dokunulmazlığını bozarak hırsızlık suçuna kalkışması ve bu eylemin yasal sonuçlarıyla ilgilidir; mahkeme, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkumiyet kararı vermiştir. Mahkeme kararına göre, sanığa 1 yıl 9 ay hapis cezası verilirken, hırsızlık suçundan kurulan hapis cezasının yasal sonuçları kapsamında tedbirler ve konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşma kapsamına alınması gerektiği belirtilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak, hırsızlık suçuna kalkışma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın hırsızlık suçunu yakınanın depo kapısının kilidini kırarak işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nın 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Yakınanın işyerinden hırsızlık yapan sanığı olay sonrası bir süre kovaladıktan sonra takibi bırakıp işyerine döndüğü buradan arabasını alarak sanığı başka bir sokakta yakaladığının anlaşılması karşısında, takibin kesintisiz olarak devam etmediği bu suretle hırsızlık suçunun tamamlanmış olduğunun gözetilmemesi,
2) Sanığın olay anında yanında kimliği tesbit edilemeyen başka bir kişi ile beraber suçu işlediğinin anlaşılması karşısında konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK' nun 119/1-c maddesince uygulama yapılmaması,
3) Konut dokunulmazlığını bozma suçunun suç tarihi itibari ile 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilip, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
4) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5) Sanık hakkında hırsızlık suçuna kalkışma suçundan kurulan hükümde sanığa 1 Yıl 2 Ay hapis cezası yerine 1 yıl 9 ay hapis cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak, hırsızlık suçuna kalkışma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın hırsızlık suçunu yakınanın depo kapısının kilidini kırarak işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nın 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Yakınanın işyerinden hırsızlık yapan sanığı olay sonrası bir süre kovaladıktan sonra takibi bırakıp işyerine döndüğü buradan arabasını alarak sanığı başka bir sokakta yakaladığının anlaşılması karşısında, takibin kesintisiz olarak devam etmediği bu suretle hırsızlık suçunun tamamlanmış olduğunun gözetilmemesi,
2) Sanığın olay anında yanında kimliği tesbit edilemeyen başka bir kişi ile beraber suçu işlediğinin anlaşılması karşısında konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK' nun 119/1-c maddesince uygulama yapılmaması,
3) Konut dokunulmazlığını bozma suçunun suç tarihi itibari ile 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilip, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
4) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5) Sanık hakkında hırsızlık suçuna kalkışma suçundan kurulan hükümde sanığa 1 Yıl 2 Ay hapis cezası yerine 1 yıl 9 ay hapis cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.