Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/8024 K.2013/5875
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... hakkında hırsızlık ve gece iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında mala zarar vermek ve gece iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından zamanışımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanık ...'in hırsızlık eylemini işyerine girdiği yakınan ...'ın dükkanın çekmecesinden ele geçirdiği anahtarla aynı işyerindeki çelik kasayı açmak suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması, anılan sanığın iş yerinden hırsızlık suçunu diğer sanık ... ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
Sanık ...'nun önceden vermiş olduğu karar doğrultusunda diğer sanık ...'la anlaşarak suça doğrudan katılıp hırsızlık suçunu birlikte işlediği gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından, adı geçen sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin aynı Yasanın 39. maddesinden sonra uygulanarak, anılan Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması; sonuca etkili bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ...'in, gece iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan ... kabul edilen eylemleri nedeniyle kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın kapsamı dışında kalan bir cezaya hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinin uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, verilen hapis cezasının anılan yasa maddesinin 1.fıkrası gereğince seçenek yaptırımlardan birine çevirilmesine karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında anılan yasanın 50/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık ... ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında sanıklar hakkındaki usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İncelenen sabıka kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanığın suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda olduğu gözetilerek mala zarar vermek suçundan hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin düşülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık, Geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... hakkında hırsızlık ve gece iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında mala zarar vermek ve gece iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından zamanışımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanık ...'in hırsızlık eylemini işyerine girdiği yakınan ...'ın dükkanın çekmecesinden ele geçirdiği anahtarla aynı işyerindeki çelik kasayı açmak suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması, anılan sanığın iş yerinden hırsızlık suçunu diğer sanık ... ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
Sanık ...'nun önceden vermiş olduğu karar doğrultusunda diğer sanık ...'la anlaşarak suça doğrudan katılıp hırsızlık suçunu birlikte işlediği gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından, adı geçen sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin aynı Yasanın 39. maddesinden sonra uygulanarak, anılan Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması; sonuca etkili bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ...'in, gece iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan ... kabul edilen eylemleri nedeniyle kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın kapsamı dışında kalan bir cezaya hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinin uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, verilen hapis cezasının anılan yasa maddesinin 1.fıkrası gereğince seçenek yaptırımlardan birine çevirilmesine karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında anılan yasanın 50/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık ... ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında sanıklar hakkındaki usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İncelenen sabıka kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanığın suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda olduğu gözetilerek mala zarar vermek suçundan hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin düşülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.