Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/7176 K.2010/19086
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları, sanıklar ... ve ...
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-"Kişiyi Özgürlüğünden Yoksun Kılma” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suçun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; temel cezanın artırılması sırasında TCK.nun 109. maddesinin 3. fıkrasının ( b ) bendinin yanı sıra ( a ) bendiyle de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-"Yağma” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suçun hem silahla, hem birden fazla kişi tarafından birlikte, hem konutta, hem de geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; temel cezanın belirlenmesi sırasında TCK.nun 149. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) ve ( d ) bendlerinin yanı sıra (a) ve ( h ) bendleriyle de hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Yakınandan birer adet senet ve tapu kaydı ile 30 lira parasının yağmalandığı, yakınanın göstermesi sonucu yakalanan sanıkların üzerinden tapu kaydı ile senedin ele geçirildiği, 30 lira paranın ise sanıklar tarafından kovuşturma aşamasında yakınana posta havalesi ile ödendiğinin anlaşılması karşısında; koşulları oluşan isteğe bağlı kısmi iade nedeniyle yakınandan ceza indirimine rızası olup olmadığı sorulup, sonucuna göre sanıklar hakkında TCK.nun 168/2-3-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 02/12/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Yağma, kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları, sanıklar ... ve ...
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-"Kişiyi Özgürlüğünden Yoksun Kılma” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suçun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; temel cezanın artırılması sırasında TCK.nun 109. maddesinin 3. fıkrasının ( b ) bendinin yanı sıra ( a ) bendiyle de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-"Yağma” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suçun hem silahla, hem birden fazla kişi tarafından birlikte, hem konutta, hem de geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; temel cezanın belirlenmesi sırasında TCK.nun 149. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) ve ( d ) bendlerinin yanı sıra (a) ve ( h ) bendleriyle de hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Yakınandan birer adet senet ve tapu kaydı ile 30 lira parasının yağmalandığı, yakınanın göstermesi sonucu yakalanan sanıkların üzerinden tapu kaydı ile senedin ele geçirildiği, 30 lira paranın ise sanıklar tarafından kovuşturma aşamasında yakınana posta havalesi ile ödendiğinin anlaşılması karşısında; koşulları oluşan isteğe bağlı kısmi iade nedeniyle yakınandan ceza indirimine rızası olup olmadığı sorulup, sonucuna göre sanıklar hakkında TCK.nun 168/2-3-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 02/12/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.