Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/4122 K.2011/48622
Özet: Mahkeme, sanığın 04.02.2003 tarihinde aracını izinsiz alarak dolandırıcılık suçunu işlediğine karar verirken, 1325 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereği, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle kararla, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle bu kararı bozmak ve düşürmek kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yakınanla aracını satın alma konusunda anlaştıktan sonra söz konusu aracı sanayide ustaya gösterme bahanesiyle yakınanın iradesini fesada uğratarak alıp bir daha getirmediğinin anlaşılması karşısında, eylemin vasfının dolandırıcılık suçu niteliğinde olduğunun gözetilmemesi kanuna aykırı ise de, oluşa göre sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 503. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 04.02.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... Sepetçi vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yakınanla aracını satın alma konusunda anlaştıktan sonra söz konusu aracı sanayide ustaya gösterme bahanesiyle yakınanın iradesini fesada uğratarak alıp bir daha getirmediğinin anlaşılması karşısında, eylemin vasfının dolandırıcılık suçu niteliğinde olduğunun gözetilmemesi kanuna aykırı ise de, oluşa göre sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 503. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 04.02.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... Sepetçi vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.