Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/22962 K.2011/1045
Özet: Uyuşmazlık, sanığın TCK 53/2 ve 3 fıkralarına göre hapis infazı sırasında haklarından yoksun tutulup koşullu salıverilen durumda bu yasaklamanın uygulanmasıyla ilgiliydi; mahkeme, sanığın yağma suçundan hüküm giymesi gerektiğini kabul ederek kararını bozdu. Mahkeme, 03.02.2011 tarihli kararıyla hapis infazı süresince haklardan yoksun tutulma ve velayet/vesayet yetkilerinin koşullu salıverilen sanık için uygulanmaması hükmünü düzeltip onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin
3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.02.2011 tarihinde suçun vasfı yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY:
Yakınanın, özde birbiri ile uyumlu anlatımlarında sabah saatlerinde işe giderken arkadan gelen birinin beline sarıldığını, bunun tanıdığı birinin bir şakası olduğunu düşünüp önemsemediğini, ancak anılan kişinin bu kere ani bir hareket ile sağ cebinden telefonunu hızla alıp kaçmaya başlaması üzerine, kaçan şahsın peşinden koşmaya başladığını ve olayı gören tanık ...’dan zanlının adını öğrendiğini belirtip, mahkeme aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilen tanık ... ise ses üzerine baktığında elinde telefon ile kaçan çaycı ...’in oğlu sanık ... ile onu kovalayan mağduru görüp sorduğunda yakınanın kaçan şahsın cebinden cep telefonunu aldığını anlattığını ifade edip, sanık ... ise cezaevinden yeni çıkıp aç olduğunu, yolda gidenin dikkatini dağıtmak için beline sarılıp cebinden telefonunu alıp kaçtığını aşamalardaki savunmalarında açıkladığı ve dosya kapsamından anlaşıldığı olayda; mağdurun malının alınmasına ses çıkarmaması için yasanın öngördüğü yağma suçunu oluşturan önem ve ciddiyete sahip bir cebir şiddet veya tehdit unsurunun bulunmadığı gibi mağdurun direncinin kırılmasının da söz konusu olmadığı olayda, sanığın eyleminin TCK.nun 142/2-b kapsamında hırsızlık suçunu oluşturduğu inancı ile sayın çoğunluğun eyleminin yağma kabul görüşüne iştirak etmiyorum.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin
3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.02.2011 tarihinde suçun vasfı yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY:
Yakınanın, özde birbiri ile uyumlu anlatımlarında sabah saatlerinde işe giderken arkadan gelen birinin beline sarıldığını, bunun tanıdığı birinin bir şakası olduğunu düşünüp önemsemediğini, ancak anılan kişinin bu kere ani bir hareket ile sağ cebinden telefonunu hızla alıp kaçmaya başlaması üzerine, kaçan şahsın peşinden koşmaya başladığını ve olayı gören tanık ...’dan zanlının adını öğrendiğini belirtip, mahkeme aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilen tanık ... ise ses üzerine baktığında elinde telefon ile kaçan çaycı ...’in oğlu sanık ... ile onu kovalayan mağduru görüp sorduğunda yakınanın kaçan şahsın cebinden cep telefonunu aldığını anlattığını ifade edip, sanık ... ise cezaevinden yeni çıkıp aç olduğunu, yolda gidenin dikkatini dağıtmak için beline sarılıp cebinden telefonunu alıp kaçtığını aşamalardaki savunmalarında açıkladığı ve dosya kapsamından anlaşıldığı olayda; mağdurun malının alınmasına ses çıkarmaması için yasanın öngördüğü yağma suçunu oluşturan önem ve ciddiyete sahip bir cebir şiddet veya tehdit unsurunun bulunmadığı gibi mağdurun direncinin kırılmasının da söz konusu olmadığı olayda, sanığın eyleminin TCK.nun 142/2-b kapsamında hırsızlık suçunu oluşturduğu inancı ile sayın çoğunluğun eyleminin yağma kabul görüşüne iştirak etmiyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.