‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/21164 K.2012/16248

Esas No: 2010/21164 · Karar No: 2012/16248 · Karar Tarihi: 01.10.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu: Yerel mahkemece verilen yağma suçunda hapis cezasının belirlenmesi ve uygulanması sırasında 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddelerinin (149, 150, 168) yanlış yorumlanıp indirim yapılmaması. Mahkemenin sonucu: Hüküm mahkumiyet olarak kalmış; temyiz itirazları kabul edilmemiş ve cezanın temel belirlenmesi ile indirimlerin uygulanması konusunda eksiklikler tespit edilmiş.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/05/2007 gün ve 14/07/2010 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Yağma suçunun gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, silah kullanılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin yanı sıra (c) ve (h) bendleri ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,

2- 5237 sayılı TCK.nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,

3-Hükümlü ... Kenan'ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma istemi üzerine açılan duruşmada dinlenen mağdurlar ... ve ... ..ın “sanık yakalandıktan birkaç gün sonra zararlarının sanık yakınları tarafından giderildiğini”, mağdur ...'in ayrıca “olaydan 1-2 gün sonra sanık ...'ın yakınlarının diğer müştekilerin de zararlarını karşılamak üzere karşılığı olan telefonlarını ve parayı kendisine verdiklerini, bunları götürüp müştekilere verdiğini, bu sebeple şikayetlerinden vazgeçtiklerini” beyan etmiş olduklarının; hükümlü ... ..'ın, hazırlık soruşturması sırasında yakalandığında mağdur ... ... Alkım'dan yağmalanan cep telefonunun satıldığı yeri göstererek iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; hükümlüler hakkında mağdurlar ..., ... ... ve ... ...'a yönelik yağma suçları yönünden 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılması, mağdur Mert'in duruşmadaki beyanları doğrultusunda mağdur ...'ün dinlenerek sonucuna göre bu mağdur yönünden de aynı madde uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu,

4- Hükümlülerin, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlüler hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

5-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, anılan yasanın 150 ve 168. maddeleri uyarınca indirim yapılıp yapılmayacağını belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ... ve ... nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 1.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?