Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/2040 K.2011/7738
Özet: Uyuşmazlık, 22 Kasım 2000 tarihli hırsızlık suçundan dolayı açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle reddi üzerine temyiz başvurusu yapılmasıdır; Mahkeme, 5320 sayılı Yasa ve ilgili ceza kanunlarına göre, 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının süresi dolmuş olduğuna karar vererek, kamu davasını bozup düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Ceza tertibine yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz istemini içeren dilekçedeki hakim havalesi tarihinin yasal temyiz süresinden sonra olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Katılan vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede ise;
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.02.1938 günlü 1937/23–1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 491/ilk, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-e, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı, ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıkların yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanıkların eylemine uyan, 765 sayılı TCK.nun 491/ilk maddesinde öngörülen hırsızlık suçuna ait cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 22.11.2000 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan TKİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Ceza tertibine yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz istemini içeren dilekçedeki hakim havalesi tarihinin yasal temyiz süresinden sonra olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Katılan vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede ise;
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.02.1938 günlü 1937/23–1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 491/ilk, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-e, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı, ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıkların yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanıkların eylemine uyan, 765 sayılı TCK.nun 491/ilk maddesinde öngörülen hırsızlık suçuna ait cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 22.11.2000 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan TKİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.