Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/17880 K.2013/16632
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ın hükümlülüğünün bulunması ve her iki sanık açısından erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle istemlerinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
I.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya kapsamından kilitli olduğu anlaşılan araçları açarak hırsızlık yapan sanıkların eylemi 5237 sayılı TCY'nın 142.maddesinin 1.fıkrası (b) bendindeki suçu oluşturduğu halde, aynı fıkranın (e) bendiyle hüküm kurulması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II.Sanık ... hakkında kimliği hakkında yalan bildirimde bulunma (iftira) suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın kimliği hakkında yalan bildirimde bulunarak bildirdiği ... ve ... oğlu 1982 doğumlu Erzurum İli Merkez ... Mahallesi nüfusuna kayıtlı ...'a ilişkin kimlik bilgileri ile ilgili olarak ... Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün 08.11.2005 tarihli yazısıyla bilgisayar kayıtlarının incelenmesinde kaydına rastlanmadığının bildirilmesi ve sanığında bu ismin uydurma olduğunu ileri sürmesi karşısında; gerekirse bu durum nüfusa kayıtlı olduğu bildirilen yerden yeniden araştırılarak, eylemin bu kimlik bilgileri var olan gerçek bir kişiye ait ise, 5237 sayılı TCY’nın 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesinde, hayali bir isim ise aynı Yasanın 206/1. maddesinde öngörülen suçu oluşturacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ın hükümlülüğünün bulunması ve her iki sanık açısından erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle istemlerinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
I.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya kapsamından kilitli olduğu anlaşılan araçları açarak hırsızlık yapan sanıkların eylemi 5237 sayılı TCY'nın 142.maddesinin 1.fıkrası (b) bendindeki suçu oluşturduğu halde, aynı fıkranın (e) bendiyle hüküm kurulması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II.Sanık ... hakkında kimliği hakkında yalan bildirimde bulunma (iftira) suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın kimliği hakkında yalan bildirimde bulunarak bildirdiği ... ve ... oğlu 1982 doğumlu Erzurum İli Merkez ... Mahallesi nüfusuna kayıtlı ...'a ilişkin kimlik bilgileri ile ilgili olarak ... Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün 08.11.2005 tarihli yazısıyla bilgisayar kayıtlarının incelenmesinde kaydına rastlanmadığının bildirilmesi ve sanığında bu ismin uydurma olduğunu ileri sürmesi karşısında; gerekirse bu durum nüfusa kayıtlı olduğu bildirilen yerden yeniden araştırılarak, eylemin bu kimlik bilgileri var olan gerçek bir kişiye ait ise, 5237 sayılı TCY’nın 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesinde, hayali bir isim ise aynı Yasanın 206/1. maddesinde öngörülen suçu oluşturacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.