Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/152 K.2011/8111
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararlarının temyiz edilip edilmediği ve yargılamanın devam edip etmeyeceği konusundadır. Mahkeme, temyiz itirazının hukuki dayanağı olmadığını belirterek, ilgili kararları bozup yeniden yargılama gerektirmeden mahkumiyetin kesinleşmesini onaylamıştır.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Hükümlüler ... ..., ... ... ve ... ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlüler ... ..., ... ... ve ... ... hakkında kurulan Batman Sulh Ceza Mahkemesinin 19.06.2002 gün ve 2002/26 esas 2002/307 karar sayılı önceki hükmünün bu sanıklar yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125- 2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'e ilişkin ilk hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 04.10.2005 günlü bozma ilamı ile bozulmasından sonra, hakkında hüküm kesinleşmiş olan hükümlüler ... ..., ... ... ve ... ...'in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2.hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... ..., ... ... ve ... ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/4-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 17.01.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Hükümlüler ... ..., ... ... ve ... ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlüler ... ..., ... ... ve ... ... hakkında kurulan Batman Sulh Ceza Mahkemesinin 19.06.2002 gün ve 2002/26 esas 2002/307 karar sayılı önceki hükmünün bu sanıklar yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125- 2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'e ilişkin ilk hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 04.10.2005 günlü bozma ilamı ile bozulmasından sonra, hakkında hüküm kesinleşmiş olan hükümlüler ... ..., ... ... ve ... ...'in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2.hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... ..., ... ... ve ... ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/4-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 17.01.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.