Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/149 K.2011/2903
Özet: Bu karar, hırsızlık ve yalan beyanda bulunma suçları için 765 sayılı TCK’nın 492/7. ve 343/2. maddesi; 102/4. maddede öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımı nedeniyle 26.06.2001 ve 27.06.2001 tarihli suçlardan 1.03.2011 tarihine kadar 7 yıl 6 aylık sürenin geçmesiyle; 104/2. maddesi, 5320 sayılı Yasa 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK 322. maddesi hükümleriyle; mahkeme, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle, zamanaşımı sebebiyle sanığın suçlamasından bozma kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın eylemlerine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 492/7. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile aynı Yasanın 343/2. maddesinde tanımlanan görevli memura kimliği hakkında yalan beyan (başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira) suçunun, anılan Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı oldukları ve suçların işlendiği 26.06.2001 ve 27.06.2001 günlerinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında her iki suçtan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın eylemlerine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 492/7. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile aynı Yasanın 343/2. maddesinde tanımlanan görevli memura kimliği hakkında yalan beyan (başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira) suçunun, anılan Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı oldukları ve suçların işlendiği 26.06.2001 ve 27.06.2001 günlerinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında her iki suçtan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.