Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/6712 K.2012/17169
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık suçundan dolayı mahkumiyet kararı ve temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemedir. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde gördükten sonra kararın bozulmasına karar vererek, 5237 sayılı T.C. Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca sanığın hapis cezasının infazı süresince haklarının kısıtlanmasını ve velayet/vesayet yetkilerinin uygulanmamasını kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre, hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 58/6-7. maddeleri ile uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın saat 23:00'da motosikletini evin giriş kısmında bulunan merdiven altına bıraktığını; sabah ise 07:30'da işe gitmek için çıkarken motosikletinin yerinde olmadığını görerek müracaatta bulunduğunu bildirmesi, sanığın da suçu inkar etmesi karşısında, suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğini gösteren kanıtların neler olduğu açıklanıp tartışılmadan, 5237 Sayılı T.C. K.nın 143/1. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen olay ve yakalama tutanaklarına göre devriye görevi yapıldığı sırada plakasız motosiklet üzerinde görülmesi üzerine durdurularak yakalanan sanığın "motosikleti bulduğunu ancak çalmadığını söylemesi" üzerine emniyet güçlerinin motosikletin şase numarasından hareketle daha önce müracaatı bulunan yakınana ulaştığı olayda sanığın etkin pişmanlıkta bulunduğu kabülü olanaklı olmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesi ile uygulama yapılması,
3- Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre, hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 58/6-7. maddeleri ile uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın saat 23:00'da motosikletini evin giriş kısmında bulunan merdiven altına bıraktığını; sabah ise 07:30'da işe gitmek için çıkarken motosikletinin yerinde olmadığını görerek müracaatta bulunduğunu bildirmesi, sanığın da suçu inkar etmesi karşısında, suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğini gösteren kanıtların neler olduğu açıklanıp tartışılmadan, 5237 Sayılı T.C. K.nın 143/1. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen olay ve yakalama tutanaklarına göre devriye görevi yapıldığı sırada plakasız motosiklet üzerinde görülmesi üzerine durdurularak yakalanan sanığın "motosikleti bulduğunu ancak çalmadığını söylemesi" üzerine emniyet güçlerinin motosikletin şase numarasından hareketle daha önce müracaatı bulunan yakınana ulaştığı olayda sanığın etkin pişmanlıkta bulunduğu kabülü olanaklı olmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesi ile uygulama yapılması,
3- Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.