Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/2688 K.2012/9268
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların gece vakti yakınanın işyerinin sağlam ve muhkem asma kilidini demir levye ile kırıp işyerine girerek hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasa uyarınca uygulama yapılırken hırsızlık suçunun yanısıra ayrıca anılan Yasanın (116/2-4, 119/1-c) maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarının oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların suç arkadaşı ...'in hazırlık soruşturması sırasında yakalandığında; çaldığı eşyalardan dizüstü bilgisayarı ve çantasını ağabeyi ...'in evinde sakladığını söyleyip; ... tarafından kolluk güçlerine getirilip tesliminin sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
2-Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıkların yakınanın işyerinin sağlam ve muhkem asma kilidini demir levye ile kırıp işyerine girerek yakınana ait 2 adet çelik kasanın kilidini zorlayıp çelik kasaların kilitlerini kırdıktan sonra birini zorlamak suretiyle açıp suça konu eşyaları aldıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinin 1-b. fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden, aynı yasa maddesinin 2-d. fıkra ve bendi ile uygulama yapılması,
3-5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanıklar ... savunmanı ile ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların gece vakti yakınanın işyerinin sağlam ve muhkem asma kilidini demir levye ile kırıp işyerine girerek hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasa uyarınca uygulama yapılırken hırsızlık suçunun yanısıra ayrıca anılan Yasanın (116/2-4, 119/1-c) maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarının oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların suç arkadaşı ...'in hazırlık soruşturması sırasında yakalandığında; çaldığı eşyalardan dizüstü bilgisayarı ve çantasını ağabeyi ...'in evinde sakladığını söyleyip; ... tarafından kolluk güçlerine getirilip tesliminin sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
2-Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıkların yakınanın işyerinin sağlam ve muhkem asma kilidini demir levye ile kırıp işyerine girerek yakınana ait 2 adet çelik kasanın kilidini zorlayıp çelik kasaların kilitlerini kırdıktan sonra birini zorlamak suretiyle açıp suça konu eşyaları aldıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinin 1-b. fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden, aynı yasa maddesinin 2-d. fıkra ve bendi ile uygulama yapılması,
3-5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanıklar ... savunmanı ile ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.