Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/23964 K.2013/751
Özet: (1) Mahkeme, hırsızlık suçundan dolayı verilen iki ayrı mahkumiyet kararı (Turgutlu Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2002/585 ve 2005/125-186 kararları) üzerine temyiz başvurularını incelemiştir. (2) Yargıtay, ilk hükmün kesinleşmiş olmasına rağmen ikinci hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu belirterek, ilgili kararı bozmuş ve zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Turgutlu Sulh Ceza Mahkemesinin 11.06.2002 gün ve 2001/913 esas, 2002/585 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’e ilişkin ilk hükmün, anılan sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.07.2005 tarihli kararı ile bozulması üzerine hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan ...’un tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik temyiz itirazlarının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Suçun işlendiği tarih olan 09.08.2001 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 491/3. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.01.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Turgutlu Sulh Ceza Mahkemesinin 11.06.2002 gün ve 2001/913 esas, 2002/585 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’e ilişkin ilk hükmün, anılan sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.07.2005 tarihli kararı ile bozulması üzerine hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan ...’un tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik temyiz itirazlarının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Suçun işlendiği tarih olan 09.08.2001 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 491/3. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.01.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.