Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/2198 K.2012/370
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemenin yağma suçuna ilişkin verilen hüküm ve ek kararı üzerine yapılan temyiz başvurularının hukuki geçerliliğiyle ilgilidir. Ağır Ceza Mahkemesi, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesine göre temyiz itirazını reddederek, 01.07.2005 tarihli ek kararın kaldırılmasını ve 03.07.2007 tarihli kararı yok hükmünde bulundurarak mahkumiyet kararını sürdürdü.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
O yer C.Savcısının 03.07.2007 gün ve 2007/310 sayılı Değişik İş sayılı karara karşı temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemenin 01.07.2005 günlü ek kararı verip dosyadan el çektikten sonra, dosyanın yeniden ele alınarak, anılan ek kararın kaldırılmasına ve hükümlü hakkında duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmasına ilişkin 03.07.2007 gün ve 2007/310 değişik iş sayılı kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, o yer C. Savcısının temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
O yer C.Savcısının 01.07.2005 günlü ek karara karşı temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir;
Ancak
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararları ışığında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması;
2- 5237 sayılı Yasanın hükümlü yararına olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada;
a) Birden fazla yağma eylemi nedeniyle kurulan kısa karardaki hükümlerin hangi olaya ilişkin olduğunun anlaşılabilir biçimde gösterilmemesi;
b) Hükümlünün 30.01.2004 günlü eylemini, yakınanın konutunda geceleyin ve silahla gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Yasanın 149/1. maddesiyle hüküm kurulurken, aynı maddenin (d ve h) bentlerinin yanında (a) bendinin de değerlendirilmeye alınmaması;
c) 5237 sayılı TCK.nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olaylarda koşulları bulunmadığı halde, 150.maddenin 2.fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması,
3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 497/1, 80, 55/3, 59 ve 193/2, 80, 55/3, 59, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suçlara 149/1-a, d, h, 31/3, 62/1; 149/1-d, h, 31/3, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında hükümlü yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu;
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 01.07.2005 günlü ek kararın açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
O yer C.Savcısının 03.07.2007 gün ve 2007/310 sayılı Değişik İş sayılı karara karşı temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemenin 01.07.2005 günlü ek kararı verip dosyadan el çektikten sonra, dosyanın yeniden ele alınarak, anılan ek kararın kaldırılmasına ve hükümlü hakkında duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmasına ilişkin 03.07.2007 gün ve 2007/310 değişik iş sayılı kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, o yer C. Savcısının temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
O yer C.Savcısının 01.07.2005 günlü ek karara karşı temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir;
Ancak
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararları ışığında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması;
2- 5237 sayılı Yasanın hükümlü yararına olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada;
a) Birden fazla yağma eylemi nedeniyle kurulan kısa karardaki hükümlerin hangi olaya ilişkin olduğunun anlaşılabilir biçimde gösterilmemesi;
b) Hükümlünün 30.01.2004 günlü eylemini, yakınanın konutunda geceleyin ve silahla gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Yasanın 149/1. maddesiyle hüküm kurulurken, aynı maddenin (d ve h) bentlerinin yanında (a) bendinin de değerlendirilmeye alınmaması;
c) 5237 sayılı TCK.nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olaylarda koşulları bulunmadığı halde, 150.maddenin 2.fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması,
3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 497/1, 80, 55/3, 59 ve 193/2, 80, 55/3, 59, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suçlara 149/1-a, d, h, 31/3, 62/1; 149/1-d, h, 31/3, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında hükümlü yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu;
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 01.07.2005 günlü ek kararın açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.