Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/18700 K.2011/2004
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, 18 yaşını tamamlamamış sanığın hapis ve denetim süresi kararıyla ilgili kanun yararına bozma talebinin değerlendirilmesi; (2) Mahkeme, kararın bozulmasına karar vererek dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade etti.
Hırsızlık, karşılıksız yararlanma ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçla- rından sanık ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 143, 31/3, 62/1, 163/2, 62/1, 52/2, 116/4, 31/3, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay hapis, 6 ay 20 gün hapis ve 1.660 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 1 yıl 10 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 6 ay 20 gün hapis cezası ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair ESPİYE Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2008 tarihli ve 2006/188 esas, 2008/151 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 21.07.2009 gün ve 2009/8276/40741 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 10.08.2009 gün ve KYB. 2009/185807 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 09.09.2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan yazıda;
Kayden 01/03/1990 doğumlu olup, suçun işlendiği 12/04/2006 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 163/2. maddesi uyarınca tayin olunan cezadan, aynı Kanun’un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesi gereğince, çocuklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde denetim süresinin 3 yıl olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Sanık hakkındaki, 30.05.2006 tarihli iddianame ile TCK’nun 163/2. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçuyla ilgili dava açılmadığı halde hükümlülük kararı verildiğinin ancak kanun yararına bozma isteminin bu hususu kapsamadığının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK.nun 309 ve 310. maddeleri uyarınca anılan konuda kanun yararına bozma yoluyla ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmayacağının takdiri ile bunun sonucuna göre inceleme yapılmak üzere Dairemize iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 01.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Anılan yazıda;
Kayden 01/03/1990 doğumlu olup, suçun işlendiği 12/04/2006 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 163/2. maddesi uyarınca tayin olunan cezadan, aynı Kanun’un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesi gereğince, çocuklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde denetim süresinin 3 yıl olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Sanık hakkındaki, 30.05.2006 tarihli iddianame ile TCK’nun 163/2. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçuyla ilgili dava açılmadığı halde hükümlülük kararı verildiğinin ancak kanun yararına bozma isteminin bu hususu kapsamadığının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK.nun 309 ve 310. maddeleri uyarınca anılan konuda kanun yararına bozma yoluyla ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmayacağının takdiri ile bunun sonucuna göre inceleme yapılmak üzere Dairemize iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 01.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.