Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/13554 K.2012/16783
Özet: 1) Uyuşmazlık konusu, yakınanın silahla tehdit ve yağma eylemi nedeniyle sanığın kasten yaralama ve yağma suçlarından hüküm getirilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusudır. 2) Mahkeme, sanığın kasten yaralama ve yağma suçlarından 1.800 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vererek temyiz itirazını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, tehdit
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.456/1, 59, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 1.800 YTL. Adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yakınanın izinsiz silah bulundurma suçundan doğrudan zarar gören konumunda olmadığı ve bu suça yönelik katılma hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, katılan ... vekilinin bu konudaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yakınanın olaydan hemen sonraki 18.01.2005 tarihli kolluk anlatımında; sanığın borcunu ödeme bahanesiyle kendisini çağırıp aracına bindiğini, "eşimi de almamız gerekiyor" diyerek kendisini başka bir yola yönlendirdiğini ve sonra silah çekerek kafasına dayadığını, silahı tutup engellemeye çalışınca kafa ve yumruk atarak kendisini darp ettiğini, sanığa ne istediğini sorduğunda para istediğini söylediğini, “vermezsen sonun olur” diye tehdit ettiğini, yardım istemek için kornaya basıp yoldan geçen araçları uyardığını, bunun üzerine sanığın kaçtığını beyan ettiği, Cumhuriyet Savcılığındaki 31.01.2005 tarihli beyanında ise; sanığın kendisine silah doğrultup tehdit ettikten sonra, cebinde bulunan 600 milyon parayı da alarak kaçtığını belirttiği, 30.05.2005 tarihli oturumdaki ifadesinde de kolluk anlatımını tekrar ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu ve teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının tespiti bakımından, yakınanın Cumhuriyet Savcılığı ve Mahkemedeki anlatımları arasındaki çelişkinin giderilerek sonucuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.10.2012, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, tehdit
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.456/1, 59, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 1.800 YTL. Adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yakınanın izinsiz silah bulundurma suçundan doğrudan zarar gören konumunda olmadığı ve bu suça yönelik katılma hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, katılan ... vekilinin bu konudaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yakınanın olaydan hemen sonraki 18.01.2005 tarihli kolluk anlatımında; sanığın borcunu ödeme bahanesiyle kendisini çağırıp aracına bindiğini, "eşimi de almamız gerekiyor" diyerek kendisini başka bir yola yönlendirdiğini ve sonra silah çekerek kafasına dayadığını, silahı tutup engellemeye çalışınca kafa ve yumruk atarak kendisini darp ettiğini, sanığa ne istediğini sorduğunda para istediğini söylediğini, “vermezsen sonun olur” diye tehdit ettiğini, yardım istemek için kornaya basıp yoldan geçen araçları uyardığını, bunun üzerine sanığın kaçtığını beyan ettiği, Cumhuriyet Savcılığındaki 31.01.2005 tarihli beyanında ise; sanığın kendisine silah doğrultup tehdit ettikten sonra, cebinde bulunan 600 milyon parayı da alarak kaçtığını belirttiği, 30.05.2005 tarihli oturumdaki ifadesinde de kolluk anlatımını tekrar ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu ve teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının tespiti bakımından, yakınanın Cumhuriyet Savcılığı ve Mahkemedeki anlatımları arasındaki çelişkinin giderilerek sonucuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.10.2012, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.