Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/13116 K.2012/16675
Özet: (1) Hırsızlık suçundan mahkum edilen sanığın yerel mahkeme kararının zorunlu savunman tarafından temyiz edilmesi, ancak savunmanın sanığa tebliğ edilmediği ve bu nedenle temyiz sürecinin usul hatası içerdiği ortaya konuldu; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, temyiz dilekçesinin geçerli sayılmadığını ve kararın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilerek yeniden incelenmesi gerektiğine oybirliğiyle karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2006 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. Abdullah Nergiz'in yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından;
1- Sanık ...'a, anılan kararın tebliği ile bu belge (gerektiğinde ihtaratlı tebligat sağlanıp) ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek,
2- Adı geçen sanığın bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği konusunda anlatımları da saptanarak,
3- Sanığın temyizi durumunda da, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2006 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. Abdullah Nergiz'in yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından;
1- Sanık ...'a, anılan kararın tebliği ile bu belge (gerektiğinde ihtaratlı tebligat sağlanıp) ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek,
2- Adı geçen sanığın bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği konusunda anlatımları da saptanarak,
3- Sanığın temyizi durumunda da, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.