Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/1088 K.2012/7777
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; 23.07.2003-18.09.2003 tarihli oturumlarda dinlenen sanığın savunmasını kendisinin yapacağını belirterek, savunman isteminde bulunmadığının anlaşılmasına göre; Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2006 günlü hükmünün Mahkemenin istemi üzerine atanan savunmanın yüzüne karşı verilip, bu savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından;
1- Sanık ...'ya kararın tebliği ile buna ilişkin belgeler ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek,
2- Adı geçen sanığın bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği, hükmün temyizini isteyip istemediği konusunda anlatımı da saptandıktan ve gerekirse ek tebliğname düzenlendikten sonra, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; 23.07.2003-18.09.2003 tarihli oturumlarda dinlenen sanığın savunmasını kendisinin yapacağını belirterek, savunman isteminde bulunmadığının anlaşılmasına göre; Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2006 günlü hükmünün Mahkemenin istemi üzerine atanan savunmanın yüzüne karşı verilip, bu savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından;
1- Sanık ...'ya kararın tebliği ile buna ilişkin belgeler ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek,
2- Adı geçen sanığın bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği, hükmün temyizini isteyip istemediği konusunda anlatımı da saptandıktan ve gerekirse ek tebliğname düzenlendikten sonra, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.