Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/8518 K.2012/925
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan mahkum edilmesi ve infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin temyiz başvurusudur. Mahkeme, sanığın TCK 53/2 fıkrası uyarınca haklardan yoksun kılınmasını ve koşullu salıverilen sanık için bu yasaklamanın uygulanmamasını kabul ederek kararını bozup düzeltti.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, hakkında ayırma kararı verilen suç arkadaşı Sedat Selen'le birlikte daha önceden hırsızlık yapmak için aldıkları karar gereği mağdurun ikametine 15 metre mesafede bulunan parka motorsikletle birlikte geldikleri,sanığın parkta bekleyerek etrafı gözetlemeye başladığı, adı geçen suç arkadaşının elindeki tornavida ile mağdurun yerden yüksekliği 8 metre olan mutfak balkonuna tırmanıp pvc kapısını zorlayarak hırsızlık yapmaya çalıştığı esnada tanık ... tarafından görülüp yapılan ihbarla kolluk güçlerince olay yerinde yakalandıklarının anlaşılması karşısında;Sanık ...'in, suç arkadaşı Sedat Selen'le el ve işbirliği içinde eylemin bütününe iştirak ettiği,hırsızlık suçunun yanısıra mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarına da gözcülük yapmak suretiyle doğrudan katıldığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması; Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği halde, anılan maddenin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakında, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.01.2012 tarihinde oylirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, hakkında ayırma kararı verilen suç arkadaşı Sedat Selen'le birlikte daha önceden hırsızlık yapmak için aldıkları karar gereği mağdurun ikametine 15 metre mesafede bulunan parka motorsikletle birlikte geldikleri,sanığın parkta bekleyerek etrafı gözetlemeye başladığı, adı geçen suç arkadaşının elindeki tornavida ile mağdurun yerden yüksekliği 8 metre olan mutfak balkonuna tırmanıp pvc kapısını zorlayarak hırsızlık yapmaya çalıştığı esnada tanık ... tarafından görülüp yapılan ihbarla kolluk güçlerince olay yerinde yakalandıklarının anlaşılması karşısında;Sanık ...'in, suç arkadaşı Sedat Selen'le el ve işbirliği içinde eylemin bütününe iştirak ettiği,hırsızlık suçunun yanısıra mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarına da gözcülük yapmak suretiyle doğrudan katıldığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması; Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği halde, anılan maddenin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakında, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.01.2012 tarihinde oylirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.