Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/8260 K.2012/3286
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlığa teşebbüs suçundan dolayı verilen bir yıl bir ay hapis cezasının 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca uygulanıp uygulanmadığı ve ilgili kanunların eksik uygulamasıydı; mahkeme, bu eksiklikleri gidererek kararın bozulmasına karar verdi. Mahkemenin sonucu, sanığın hapis cezasının iptal edilmesi ve karara yeniden gözden geçirilmesidir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: 5237 SY.m.142/1-b, 143,35/2,53 1 yıl 1 ay hapis
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2-Hırsızlığa teşebbüs suçunun gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, 5237 Sayılı TCK.nun 143/1 maddesiyle uygulama yapılması,
3-İddianamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145 maddesinin uygulanması istenmiş olmasına rağmen, 5271 sayılı CMK’nun 226 /1. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: 5237 SY.m.142/1-b, 143,35/2,53 1 yıl 1 ay hapis
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2-Hırsızlığa teşebbüs suçunun gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, 5237 Sayılı TCK.nun 143/1 maddesiyle uygulama yapılması,
3-İddianamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145 maddesinin uygulanması istenmiş olmasına rağmen, 5271 sayılı CMK’nun 226 /1. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.