Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/8233 K.2012/15741
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların görevli memura mukavemet ve hırsızlık suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelenmesi. Mahkeme: 765 sayılı TCK’nın ilgili maddeleriyle 5237 sayılı TCK’nın uygulama hükümleri çerçevesinde, zamanaşımı nedeniyle ilk hükmün bozulmasını ve ikinci hırsızlık kararı için de eksik yasal değerlendirme sebebiyle kararın tebliğnameye uygun olarak bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, Görevli memura mukavemet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında görevli memura mukavemet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 258/2. maddelerindeki görevli memura mukavemet suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 265/1-4, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 26.02.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdurun kapıları kilitleyerek bıraktığı aracının kapısının demir levye ile ters yönde çevirmek suretiyle kırıp hırsızlık yapan sanıkların eyleminin Lehe olan yasanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Yasaya göre değerlendirme yapılırken uygulama maddesinin TCK.nun 142/1-b yerine, 142/2-d olarak değerlendirmesi,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 62, 522. (hafif) maddeleriyle 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1, 35/2, 53, maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının ve sanık ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, Görevli memura mukavemet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında görevli memura mukavemet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 258/2. maddelerindeki görevli memura mukavemet suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 265/1-4, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 26.02.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdurun kapıları kilitleyerek bıraktığı aracının kapısının demir levye ile ters yönde çevirmek suretiyle kırıp hırsızlık yapan sanıkların eyleminin Lehe olan yasanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Yasaya göre değerlendirme yapılırken uygulama maddesinin TCK.nun 142/1-b yerine, 142/2-d olarak değerlendirmesi,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 62, 522. (hafif) maddeleriyle 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1, 35/2, 53, maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının ve sanık ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.