Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/4772 K.2012/4261
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık ve kamu görevlisine karşı direnme suçlarından dolayı verilen 6 ay hapis cezası ile ilgili temyiz başvurusu. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde görerek kararını bozmadı ve sanığa 6 ay hapis cezasının infazını tamamlamaya kadar belirli haklardan yoksun bırakılmasını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Kamu görevlisine karşı direnme
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 142/2-b, 35,145-58, 53/1-2, 6 ay hp 5237 sayılı TCK.nun 265/1, 265/4, 53, 58, 63, 1 yıl 6 ay hp
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Oluş ve dosya kapsamına göre, uygulama koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesi uyarınca indirim yapılarak eksik ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir”. denmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararlarında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7. maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
2- Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun “53. maddesinin ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin bölümden de "2 yıl" sözcüklerinin” çıkartılarak 53. maddesi yerine “53/1 maddesinde belirtilen ve 53/3 maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3 maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında kamu görevlisine karşı direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay tarihinde Artvin il Emniyet Müdürlüğünde görev yapan yakınanın, izinli olarak Ankara ilinde bulunduğu sırada, hırsızlık yapan sanığı görüp yakalamak isterken, sanık ve kimliği tespit edilemeyen diğer faillerin falçata çekip yakınanı tehdit ettikleri, Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun ek 4. maddesin de; "Polis görevli bulunduğu mülki sınırlar içinde, hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tesbit, muhafaza ve yetkili zabıtaya teslim etmekle görevli ve yetkilidir. Bu madde hükmü gereğince bir suça müdahale eden polise karşı işlenen suçlar görevli memura karşı işlenmiş suç; müdahalede bulunan polisin işlediği suçlar ise görevli memurun işlediği suç sayılır." biçimindeki yasal düzenleme, TCK.nun 6/1-c ve CMK.nun 90. maddeleri karşısında, sanığın yakınana yönelik eylemlerinin silahla etkili eylem ve tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.03.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Kamu görevlisine karşı direnme
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 142/2-b, 35,145-58, 53/1-2, 6 ay hp 5237 sayılı TCK.nun 265/1, 265/4, 53, 58, 63, 1 yıl 6 ay hp
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Oluş ve dosya kapsamına göre, uygulama koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesi uyarınca indirim yapılarak eksik ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir”. denmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararlarında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7. maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
2- Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun “53. maddesinin ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin bölümden de "2 yıl" sözcüklerinin” çıkartılarak 53. maddesi yerine “53/1 maddesinde belirtilen ve 53/3 maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3 maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında kamu görevlisine karşı direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay tarihinde Artvin il Emniyet Müdürlüğünde görev yapan yakınanın, izinli olarak Ankara ilinde bulunduğu sırada, hırsızlık yapan sanığı görüp yakalamak isterken, sanık ve kimliği tespit edilemeyen diğer faillerin falçata çekip yakınanı tehdit ettikleri, Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun ek 4. maddesin de; "Polis görevli bulunduğu mülki sınırlar içinde, hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tesbit, muhafaza ve yetkili zabıtaya teslim etmekle görevli ve yetkilidir. Bu madde hükmü gereğince bir suça müdahale eden polise karşı işlenen suçlar görevli memura karşı işlenmiş suç; müdahalede bulunan polisin işlediği suçlar ise görevli memurun işlediği suç sayılır." biçimindeki yasal düzenleme, TCK.nun 6/1-c ve CMK.nun 90. maddeleri karşısında, sanığın yakınana yönelik eylemlerinin silahla etkili eylem ve tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.03.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.