Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/4276 K.2012/4419
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 4 ay hapis cezasının temyizinde, yasal uygulama ve indirim/artan hükümlerinin yanlış uygulanıp uygulanmadığına ilişkin iddialardır; (2) Mahkeme, sanığın suç işlediğini kabul ederek, hatalı uygulamaları düzelterek hükmü bozup yeniden düzenleyerek 1 yıl 4 ay hapis cezasını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 142/1-e, 35/2, 143, 58/6-7. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı TCK 493/2, 81/2-3 ve 5237 sayılı Yasa 142/2-d, 143. maddelerine göre uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırıldıktan sonra lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, yapılan uygulama açıkça lehe olduğundan,
Eylem tamamlandığı halde, sanığın cezasından 5237 sayılı Yasanın 35/2. maddesi uyarınca indirim yapılması karşı temyiz olmadığından,
Temel ceza belirlendikten sonra, artırım ve indirim nedenleri uygulanırken 5237 sayılı TCK’nun 61/4-5. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK’nun 143. madde ile artırım yapılıp, daha sonra aynı yasanın 35/2. maddesi indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından,
Bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamadeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 142/1-e, 35/2, 143, 58/6-7. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı TCK 493/2, 81/2-3 ve 5237 sayılı Yasa 142/2-d, 143. maddelerine göre uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırıldıktan sonra lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, yapılan uygulama açıkça lehe olduğundan,
Eylem tamamlandığı halde, sanığın cezasından 5237 sayılı Yasanın 35/2. maddesi uyarınca indirim yapılması karşı temyiz olmadığından,
Temel ceza belirlendikten sonra, artırım ve indirim nedenleri uygulanırken 5237 sayılı TCK’nun 61/4-5. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK’nun 143. madde ile artırım yapılıp, daha sonra aynı yasanın 35/2. maddesi indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından,
Bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamadeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.