Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/2836 K.2012/4454
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların taklit anahtar ile aracını çalması ve ilgili yasal prosedürlerin ihlal edilmesiyle ilgili hırsızlık suçunun temyizinde ortaya çıktı; Mahkeme, savunma taleplerini dikkate alarak hükmü bozdu ve sanıkları hapis cezasına mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Oluş, dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre taklit bir anahtar ile yakınana ait aracı çalıştıran sanıkların eyleminin 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,
2-Yakınanın aracını saat 21:30’da parkettiğini beyan ettiği, suç tarihinde ise güneşin 20.44’te battığının anlaşılması karşısında sanıkların aracı hangi saate çaldıklarının duraksamaya yer vermiyecek şekilde tespit edilip sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 143. maddenin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanıklar savunmanının, son oturumda lehe olan yasa hükümlerinin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı TCY’nın 62/1. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
5-Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
6-Kabul ve uygulamaya göre de 5237 sayılı Yasanın 143/1. maddesinin uygulanması sırasında, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, en üst oranda artırım yapılması suretiyle aynı Yasanın 61/son maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12.03.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Oluş, dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre taklit bir anahtar ile yakınana ait aracı çalıştıran sanıkların eyleminin 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,
2-Yakınanın aracını saat 21:30’da parkettiğini beyan ettiği, suç tarihinde ise güneşin 20.44’te battığının anlaşılması karşısında sanıkların aracı hangi saate çaldıklarının duraksamaya yer vermiyecek şekilde tespit edilip sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 143. maddenin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanıklar savunmanının, son oturumda lehe olan yasa hükümlerinin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı TCY’nın 62/1. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
5-Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
6-Kabul ve uygulamaya göre de 5237 sayılı Yasanın 143/1. maddesinin uygulanması sırasında, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, en üst oranda artırım yapılması suretiyle aynı Yasanın 61/son maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12.03.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.