Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/25974 K.2012/14902
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, 15.07.2005 tarihli Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesi uyarınca hırsızlık suçunu işleyen sanığın cezasının ertelenip ertelenmemesi ve mahkeme kararının geçerliliği üzerinedir; (2) Mahkeme, çocuk koruma yasasının ilgili hükümlerini uygulamadan, hırsızlık suçu için verilen 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesine uygun olarak sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan ... nedeniyle TCK nun 493/1, 522, 55/3, 59 ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK nun 142/2-d, 143, 31/3, 116/2-4, (geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden uzlaşma hükümleri değerlendirilip), sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı yasanın 9/3. maddelerine aykırı davranılması kanuna aykırı ise de 765 sayılı kanun ile yapılan uygulama açıkça sanık yararına olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak
15.07.2005 tarih 2587 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesi ile bazı koşulların gerçekleşmesi halinde çocuklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı getirilmiştir. Bir kısmı objektif bir kısmı da subjektif nitelikte bulunan bu koşullardan cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası olmasıdır. Fail bakımından aranan diğer koşullar ise çocuğun daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Ancak, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde bu koşul aranmayabilecektir.
Suç tarihine göre 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin, cezanın ertelenmesine göre daha lehe hükümler içerdiği gözetilerek, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi yönünden denetime olanak sağlayacak şekilde gerekçe yazılarak değerlendirme yapılıp, anılan Yasa ve maddenin uygulanmamasına karar verilmesi halinde, erteleme yönünden değerlendirme yapılması gerektiği dikkate alındığında;
Somut olaya gelince; daha önceden herhangi bir suç kaydı bulunmayan, tüm aşamalarda üzerine atılı suçu kabul eden, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hareketi de bulunmayan, açık liseye devam edip çeşitli işlere girerek hayatını devam ettirmeye çalışan sanık hakkında, ekonomik ve sosyal durumu araştırılmadan; zararı ödemeyeceği yönünde dosyaya yansıyan herhangi bir irade açıklaması da bulunmadığı halde, eksik araştırma ile yetinilip; “yakınanın zararını karşılamaması ve karşılamayacağını bildirmesi” şeklinde dosya ile örtüşmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan ... nedeniyle TCK nun 493/1, 522, 55/3, 59 ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK nun 142/2-d, 143, 31/3, 116/2-4, (geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden uzlaşma hükümleri değerlendirilip), sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı yasanın 9/3. maddelerine aykırı davranılması kanuna aykırı ise de 765 sayılı kanun ile yapılan uygulama açıkça sanık yararına olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak
15.07.2005 tarih 2587 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesi ile bazı koşulların gerçekleşmesi halinde çocuklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı getirilmiştir. Bir kısmı objektif bir kısmı da subjektif nitelikte bulunan bu koşullardan cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası olmasıdır. Fail bakımından aranan diğer koşullar ise çocuğun daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Ancak, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde bu koşul aranmayabilecektir.
Suç tarihine göre 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin, cezanın ertelenmesine göre daha lehe hükümler içerdiği gözetilerek, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi yönünden denetime olanak sağlayacak şekilde gerekçe yazılarak değerlendirme yapılıp, anılan Yasa ve maddenin uygulanmamasına karar verilmesi halinde, erteleme yönünden değerlendirme yapılması gerektiği dikkate alındığında;
Somut olaya gelince; daha önceden herhangi bir suç kaydı bulunmayan, tüm aşamalarda üzerine atılı suçu kabul eden, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hareketi de bulunmayan, açık liseye devam edip çeşitli işlere girerek hayatını devam ettirmeye çalışan sanık hakkında, ekonomik ve sosyal durumu araştırılmadan; zararı ödemeyeceği yönünde dosyaya yansıyan herhangi bir irade açıklaması da bulunmadığı halde, eksik araştırma ile yetinilip; “yakınanın zararını karşılamaması ve karşılamayacağını bildirmesi” şeklinde dosya ile örtüşmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.