Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/23522 K.2012/10944
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmasına rağmen 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddelerinde uygulama yapılmaması ve yargılama giderlerinin ayrı ayrı sorumlu tutulması gerektiği hususlarıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde görüp kararını bozarak, sanıkların yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmasını sağlayacak şekilde hükümünü düzelterek onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden; sanığın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması; yakınanın aşamalarda aracını kilitlediğini ifade etmesi, sanığın, aracın bagajını açarak hırsızlık yaptığının kabul edilmesi, 15.04.2006 tarihli görgü tespit tutanağında aracın arka bagaj kapağı sağ kübe kısmından boyalarının dökük olduğu, başkaca zararın bulunmadığının belirtildiği; kilidin açılması için anahtar ya da diğer bir alet kullanılması durumunda aynı Yasanın 142/2-d, kapılarının kilitli olup zorlanarak açılması durumunda ise 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun oluşacağı düşünülüp, bu bağlamda kanıt tartışması yapılmadan, anılan Yasa'nın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölümden ''sanıklardan müteselsilen tahsiline'' cümlesinin çıkarılarak yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden; sanığın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması; yakınanın aşamalarda aracını kilitlediğini ifade etmesi, sanığın, aracın bagajını açarak hırsızlık yaptığının kabul edilmesi, 15.04.2006 tarihli görgü tespit tutanağında aracın arka bagaj kapağı sağ kübe kısmından boyalarının dökük olduğu, başkaca zararın bulunmadığının belirtildiği; kilidin açılması için anahtar ya da diğer bir alet kullanılması durumunda aynı Yasanın 142/2-d, kapılarının kilitli olup zorlanarak açılması durumunda ise 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun oluşacağı düşünülüp, bu bağlamda kanıt tartışması yapılmadan, anılan Yasa'nın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölümden ''sanıklardan müteselsilen tahsiline'' cümlesinin çıkarılarak yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.