Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/214 K.2012/2452
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlığa kalkış suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusunun, savunma hakkı ihlali ve yasal uygulama hataları nedeniyle geçersiz sayılması yönündedir; Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlığa kalkışma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın vekiline usulüne uygun tebligat yapılmadığının anlaşılması karşısında, karar tarihinde yüklenen suç için yasada öngörülen cezanın üst sınırına göre hükmün açıklandığı oturumda 5271 sayılı CMK’nun 149/3, 150/3, 156 ve 188/1. maddeleri uyarınca zorunlu olarak savunman hazır bulundurulmadan ya da aynı Yasanın 151. maddesi uyarınca yeni bir savunman görevlendirilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Yakınana ait evin çelik kapı kilidinin sanıktan elde edilen tornavida ile zorlanarak hırsızlığa kalkışıldığının anlaşılması karşısında; suçun anahtarla ya da diğer bir aletin anahtar gibi kullanılarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine anılan Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması,
3-Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlığa kalkışma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın vekiline usulüne uygun tebligat yapılmadığının anlaşılması karşısında, karar tarihinde yüklenen suç için yasada öngörülen cezanın üst sınırına göre hükmün açıklandığı oturumda 5271 sayılı CMK’nun 149/3, 150/3, 156 ve 188/1. maddeleri uyarınca zorunlu olarak savunman hazır bulundurulmadan ya da aynı Yasanın 151. maddesi uyarınca yeni bir savunman görevlendirilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Yakınana ait evin çelik kapı kilidinin sanıktan elde edilen tornavida ile zorlanarak hırsızlığa kalkışıldığının anlaşılması karşısında; suçun anahtarla ya da diğer bir aletin anahtar gibi kullanılarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine anılan Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması,
3-Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.