Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/21363 K.2012/15138
Özet: Uyuşmazlık: Sanıkların yağma suçundan dolayı hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hak ve yoksun bırakılma şartlarının hukuka uygun şekilde belirlenip belirlenmediği. Mahkeme: 13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek, sanıkların hapis cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar haklarını ve koşullu sahverilinceye kadar yoksun bırakılmalarını düzenleyen hükmü düzelterek onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli kararın dosya içerisinde bulunmayan 4. sayfası UYAP 'tan çıkartılarak dosya içerisine konulmuştur.
5237 sayılı TCK'nın da tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCK'nın da tanımlanan yağma suçunun öğelerinin farklı olduğu, zorla senet imzalatmak için yakınanı otomobile bindirip şehir dışında bir yere götüren sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK kapsamında yağma suçunun yanı sıra, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçunu da oluşturduğu düşünülmeden bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması ve zorla senet imzalatma suçunun silah kullanılarak gerçekleştirildiği ve bu nedenle anılan Yasanın 149/1. madde ve fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a).(b).(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı '"kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri" açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu sahverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması.
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53. maddenin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine "Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a).(b).(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı "kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri" açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu sahverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına", cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli kararın dosya içerisinde bulunmayan 4. sayfası UYAP 'tan çıkartılarak dosya içerisine konulmuştur.
5237 sayılı TCK'nın da tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCK'nın da tanımlanan yağma suçunun öğelerinin farklı olduğu, zorla senet imzalatmak için yakınanı otomobile bindirip şehir dışında bir yere götüren sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK kapsamında yağma suçunun yanı sıra, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçunu da oluşturduğu düşünülmeden bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması ve zorla senet imzalatma suçunun silah kullanılarak gerçekleştirildiği ve bu nedenle anılan Yasanın 149/1. madde ve fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a).(b).(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı '"kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri" açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu sahverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması.
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53. maddenin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine "Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a).(b).(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı "kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri" açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu sahverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına", cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.