Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/18773 K.2011/9063
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın araçtan kaçarken cep telefonunu yere atıp bıçakla tehdit etmesiyle ilgili dolaylı yağma suçunun yerine hırsızlık ve tehdit suçlarının işlenip işlenmediği konusundaki temyiz itirazıdır. (2) Mahkeme, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın hırsızlık ve tehdit hükümleri kapsamında değerlendirildiğini kabul ederek, kararını kısmen bozup yeni bir mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay tarihinde yakınanla aynı araçta yolculuk yapan sanığın, yakınanın çantasından cep telefonunu alarak araçtan inip kaçmaya çalıştığı sırada fark edilmesi üzerine, yakınan, vatandaşlar ve kolluk personeli tarafından kovalanmaya başlandığı, sanık kaçarken suça konu cep telefonunu yere attığı ve bir sokakta sıkıştırılıp yakalanacağını anlayınca üzerindeki bıçağı çıkartıp, gelenleri tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nunda, 765 sayılı TCK’nun 495/2. maddesinde tanımlanan dolaylı yağma suçuna yer verilmediği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/2-b, 35/2, 106/2-a maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilerek, yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 497/1, 59/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’ nın aynı suça uyan 142/2-b, 35/2, 62, 106/2-a, 62. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi,
3-6136 sayılı Yasaya aykırılık suçuyla ilgili ise; hüküm tarihinde yürürlükte olan 5083 Sayılı Yasaya, 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının anlaşılmasına göre; yeniden uyarlama yapılması gerekirken, 6136 sayılı Yasada lehe bir değişiklik yapılmadığı gerekçesi ile uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Kabule göre de;
a-Yağma suçunda uygulama yasa maddesinin yanlış gösterilmesi,
b- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 29/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay tarihinde yakınanla aynı araçta yolculuk yapan sanığın, yakınanın çantasından cep telefonunu alarak araçtan inip kaçmaya çalıştığı sırada fark edilmesi üzerine, yakınan, vatandaşlar ve kolluk personeli tarafından kovalanmaya başlandığı, sanık kaçarken suça konu cep telefonunu yere attığı ve bir sokakta sıkıştırılıp yakalanacağını anlayınca üzerindeki bıçağı çıkartıp, gelenleri tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nunda, 765 sayılı TCK’nun 495/2. maddesinde tanımlanan dolaylı yağma suçuna yer verilmediği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/2-b, 35/2, 106/2-a maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilerek, yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 497/1, 59/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’ nın aynı suça uyan 142/2-b, 35/2, 62, 106/2-a, 62. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi,
3-6136 sayılı Yasaya aykırılık suçuyla ilgili ise; hüküm tarihinde yürürlükte olan 5083 Sayılı Yasaya, 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının anlaşılmasına göre; yeniden uyarlama yapılması gerekirken, 6136 sayılı Yasada lehe bir değişiklik yapılmadığı gerekçesi ile uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Kabule göre de;
a-Yağma suçunda uygulama yasa maddesinin yanlış gösterilmesi,
b- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 29/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.