Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/16053 K.2011/1237
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık,hırsızlık malı satın almak,suç delilini gizlemek, mühür bozma
**HÜKÜM:** Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında hırsızlık malını satın almak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükümde, TCY.nın 165/1, 43, 62. maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis ve 83 gün adli para cezası verildiği, devamında hapis cezasının mı yoksa gün adli para cezasının mı, adli para cezasına çevrildiği açıklanmaksızın, aynı yasanın 52. maddesi uyarınca bir günü 20.00 liradan 1.660.00 lira adli para cezasına çevrildiğinin belirtildiği ve hükmün sonunda, hapis cezaları yönünden temyiz yolu açık olmak üzere, sanık ... hakkında hükmolunan para cezası açısından kesin olmak üzere karar verildiği belirtilmiş ise de; sanık hakkında hükmolunan hapis cezası ve gün adli para cezası miktarlarına ve paraya çevirme hesabına göre, hapis cezasının saklı tutulup, gün adli para cezasının, adli para cezasına çevrildiği; kurulan hükmün bir bütün olduğu ve hapis cezasıyla birlikte hükmedilen adli para cezasının miktarına bakılmaksızın, tüm hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 305. maddesinde, para cezaları için öngörülen kesinlik sınırının, tek başına hükmedilen para cezalarına ilişkin olduğu ve Mahkemenin söz konusu adli para cezası yönünden hükmün kesin olduğuna ilişkin açıklamasının yok hükmünde olup, sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Sanık ... hakkında, enerji hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik o yer C.Savcısının; yakınanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ya karşı hayvan hırsızlığından kurulan hükümlere yönelik sanık ve savunmanının temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
I-Dosya arasında yer alan 25.11.2006 günlü kolluk tarafından düzenlenen tutanak, Tedaş tarafından düzenlenen aynı tarihli kaçak tespit tutanağı içeriği ve duruşmada bu içeriğin doğru olduğunu belirten tutanak tanıklarının anlatımları ile tüm dosya içeriğine göre; sanığın söz konusu eve suç tarihinden yaklaşık iki ay önce taşındığı ve olaydan 17 gün önce 08.11.2006 tarihinde Kurum çalışanları tarafından sayaçta endeks okuması yapıldığı, her hangi bir kaçak kullanma durumunun belirlenmediği; hayvan hırsızlığı yaptığı şüphesiyle 25.11.2006 günü sanığın evinde arama yapmaya giden kolluk güçlerinin, 14.2.2004 tarihinde Kurum tarafından mühürlenmiş olan elektrik sayacının diskinin dönmediğini ve sayaç üzerinde film şeridi takılı olduğunu görüp, Tedaş görevlilerine haber verdikleri; Tedaş yetkilileri tarafından da, aynı tarihli tutanakla, sayacın dönmediği ve üzerinde film takılı olduğu tespit edilerek suçüstü yakalandığı; bu kanıtlara göre, sanığın üzerine atılı enerji hırsızlığı ve mühür bozma suçlarının oluştuğu gözetilmeden, dosya içeriğiyle bağdaşmayan gerekçelerle yazılı biçimde beraatine karar verilmesi;
II-Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; mahkumiyete konu tüm hayvan hırsızlığı suçlarının sanık tarafından işlendiğini kabulde ve yakınanlar ..., ... ile ...’ya karşı hırsızlıklara ilişkin nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın her bir yakınana yönelik eylemi için denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulama yapılması yerine toplu uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 232. maddesine aykırı davranılması,
2-TCY.nın 142/2-g maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği; konut ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemlerin ise aynı yasanın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek; yakınanlar ..., ..., ... ve ..., ..., ... ile ... ve ...’a karşı hayvan hırsızlıkları eylemlerinin nereden gerçekleştirildiği müştekilerden sorularak gerekirse mahallinde keşif yapılarak duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip sonucuna göre suçun vasfının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde anılan yakınanlara karşı eylem nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 142/2-g maddesiyle hüküm kurulması;
3-5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür uygulamasına en ağır cezayı içeren bir hükmün esas alınması gerektiği gözetilmeden; hüküm fıkrasında hangisi olduğu belirtilmeksizin, hükmün gerekçesinde birden fazla ilamın tekerrüre esas oluşturduğu belirtilerek, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi;
4-5275 sayılı Yasanın 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7.maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
5-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanık ... ve savunmanı ile O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde
görülmüş olduğundan, sanık ... açısından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, sanık ...’ın hayvan hırsızlığı suçlarında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Hırsızlık,hırsızlık malı satın almak,suç delilini gizlemek, mühür bozma
**HÜKÜM:** Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında hırsızlık malını satın almak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükümde, TCY.nın 165/1, 43, 62. maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis ve 83 gün adli para cezası verildiği, devamında hapis cezasının mı yoksa gün adli para cezasının mı, adli para cezasına çevrildiği açıklanmaksızın, aynı yasanın 52. maddesi uyarınca bir günü 20.00 liradan 1.660.00 lira adli para cezasına çevrildiğinin belirtildiği ve hükmün sonunda, hapis cezaları yönünden temyiz yolu açık olmak üzere, sanık ... hakkında hükmolunan para cezası açısından kesin olmak üzere karar verildiği belirtilmiş ise de; sanık hakkında hükmolunan hapis cezası ve gün adli para cezası miktarlarına ve paraya çevirme hesabına göre, hapis cezasının saklı tutulup, gün adli para cezasının, adli para cezasına çevrildiği; kurulan hükmün bir bütün olduğu ve hapis cezasıyla birlikte hükmedilen adli para cezasının miktarına bakılmaksızın, tüm hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 305. maddesinde, para cezaları için öngörülen kesinlik sınırının, tek başına hükmedilen para cezalarına ilişkin olduğu ve Mahkemenin söz konusu adli para cezası yönünden hükmün kesin olduğuna ilişkin açıklamasının yok hükmünde olup, sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Sanık ... hakkında, enerji hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik o yer C.Savcısının; yakınanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ya karşı hayvan hırsızlığından kurulan hükümlere yönelik sanık ve savunmanının temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
I-Dosya arasında yer alan 25.11.2006 günlü kolluk tarafından düzenlenen tutanak, Tedaş tarafından düzenlenen aynı tarihli kaçak tespit tutanağı içeriği ve duruşmada bu içeriğin doğru olduğunu belirten tutanak tanıklarının anlatımları ile tüm dosya içeriğine göre; sanığın söz konusu eve suç tarihinden yaklaşık iki ay önce taşındığı ve olaydan 17 gün önce 08.11.2006 tarihinde Kurum çalışanları tarafından sayaçta endeks okuması yapıldığı, her hangi bir kaçak kullanma durumunun belirlenmediği; hayvan hırsızlığı yaptığı şüphesiyle 25.11.2006 günü sanığın evinde arama yapmaya giden kolluk güçlerinin, 14.2.2004 tarihinde Kurum tarafından mühürlenmiş olan elektrik sayacının diskinin dönmediğini ve sayaç üzerinde film şeridi takılı olduğunu görüp, Tedaş görevlilerine haber verdikleri; Tedaş yetkilileri tarafından da, aynı tarihli tutanakla, sayacın dönmediği ve üzerinde film takılı olduğu tespit edilerek suçüstü yakalandığı; bu kanıtlara göre, sanığın üzerine atılı enerji hırsızlığı ve mühür bozma suçlarının oluştuğu gözetilmeden, dosya içeriğiyle bağdaşmayan gerekçelerle yazılı biçimde beraatine karar verilmesi;
II-Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; mahkumiyete konu tüm hayvan hırsızlığı suçlarının sanık tarafından işlendiğini kabulde ve yakınanlar ..., ... ile ...’ya karşı hırsızlıklara ilişkin nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın her bir yakınana yönelik eylemi için denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulama yapılması yerine toplu uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 232. maddesine aykırı davranılması,
2-TCY.nın 142/2-g maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği; konut ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemlerin ise aynı yasanın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek; yakınanlar ..., ..., ... ve ..., ..., ... ile ... ve ...’a karşı hayvan hırsızlıkları eylemlerinin nereden gerçekleştirildiği müştekilerden sorularak gerekirse mahallinde keşif yapılarak duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip sonucuna göre suçun vasfının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde anılan yakınanlara karşı eylem nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 142/2-g maddesiyle hüküm kurulması;
3-5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür uygulamasına en ağır cezayı içeren bir hükmün esas alınması gerektiği gözetilmeden; hüküm fıkrasında hangisi olduğu belirtilmeksizin, hükmün gerekçesinde birden fazla ilamın tekerrüre esas oluşturduğu belirtilerek, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi;
4-5275 sayılı Yasanın 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7.maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
5-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanık ... ve savunmanı ile O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde
görülmüş olduğundan, sanık ... açısından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, sanık ...’ın hayvan hırsızlığı suçlarında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.