Yargıtay6. Ceza DairesiCeza HukukuAile Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/11414 K.2012/9
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık suçundan dolayı verilen kısmen mahkumiyet ve kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının temyizinde ortaya çıktı; mahkeme, temyiz taleplerini inceleyerek, 5271 sayılı CMK’nın ilgili maddelerine uygun olarak kararın bazı usul hatalarını düzeltmiş ve sonucun “kısmen mahkumiyet, kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması” şeklinde onaylanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM: Kısmen Mahkumiyet, kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ...'nın yüzlerine karşı verilen hükme karşı sanıklar yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurmamış ise de; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2. maddesinde, 4709 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 03/10/2001 günü yapılan değişiklikte, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” biçimindeki düzenleme gözetilerek ve hükmün bu tarihten sonra verilmiş olması ve anılan hükümde yasa yolları, “ ... hükmün tefhim ve tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içinde” şeklinde belirtilmek suretiyle, temyiz mercii, yasa yoluna başvuru süresi ve ne zaman başlayacağı, nereye ve ne biçimde başvurulacağının hatalı gösterilmesi nedeniyle eksik olup, adı geçen sanıklar savunmanlarının kararın tebliğinden sonra 26.11.2007 ve 26.12.2007 günlü temyizlerinin, anılan 25.07.2007 günlü karara yönelik ve açıklanan nedenle süresinde olduğu kabul edilerek, tebliğnamedeki bu sanıklar yönünden temyiz isteminin reddi düşüncesi benimsenmemiştir.
I- Sanık ... hakkında verilen hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin kararlara karşı, itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanık ... savunmanının bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında verilen hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY.nın 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan hapis hali sona erinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi; suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler tümden çıkarılarak yerine “....... suçundan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcelerinin ayrı ayrı eklenmesi, ayrıca; hükmün yargılama giderlerine ilişkin kısmından “müteselsilen” sözcüğünün çıkartılarak yerine “ayrı ayrı” sözcüğü eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında verilen hükümlerin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM: Kısmen Mahkumiyet, kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ...'nın yüzlerine karşı verilen hükme karşı sanıklar yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurmamış ise de; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2. maddesinde, 4709 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 03/10/2001 günü yapılan değişiklikte, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” biçimindeki düzenleme gözetilerek ve hükmün bu tarihten sonra verilmiş olması ve anılan hükümde yasa yolları, “ ... hükmün tefhim ve tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içinde” şeklinde belirtilmek suretiyle, temyiz mercii, yasa yoluna başvuru süresi ve ne zaman başlayacağı, nereye ve ne biçimde başvurulacağının hatalı gösterilmesi nedeniyle eksik olup, adı geçen sanıklar savunmanlarının kararın tebliğinden sonra 26.11.2007 ve 26.12.2007 günlü temyizlerinin, anılan 25.07.2007 günlü karara yönelik ve açıklanan nedenle süresinde olduğu kabul edilerek, tebliğnamedeki bu sanıklar yönünden temyiz isteminin reddi düşüncesi benimsenmemiştir.
I- Sanık ... hakkında verilen hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin kararlara karşı, itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanık ... savunmanının bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında verilen hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY.nın 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan hapis hali sona erinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi; suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler tümden çıkarılarak yerine “....... suçundan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcelerinin ayrı ayrı eklenmesi, ayrıca; hükmün yargılama giderlerine ilişkin kısmından “müteselsilen” sözcüğünün çıkartılarak yerine “ayrı ayrı” sözcüğü eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında verilen hükümlerin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.