‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/11408 K.2011/8802

Esas No: 2008/11408 · Karar No: 2011/8802 · Karar Tarihi: 27.06.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hırsızlık suçundan hüküm giyen sanığın temyiz edilmesi ve ikinci kez yargılanması sürecidir. Mahkeme, yeniden kurulan ikinci hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu belirterek, bu kararın temyiz davasına konu olamayacağını kabul edip, temyiz itirazını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;

Hükümlü hakkında kurulan ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2005 gün ve 2002/41 Esas 2002/509 Ek Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen yukarıdaki hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada hükümlü olan Halil İbrahim Çiftçi’ye ilişkin hükmün, hükümlü ... Çiftçi savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Dairemizin 20.02.2006 tarih 2005/13255 Esas ve 2006/1457 sayılı karar ile özetle “bireyselleştirmenin yapılabilmesi için duruşma açılması, 765 sayılı TCK’nun 493/1-son maddesinde yer alan hırsızlık suçu ile 5237 sayılı TCK’da tanımlanan hırsızlık suçlarının farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b yanında mala zarar verme ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu ve mala zarar vermek suçu açısından 5237 TCK.nun 73/8 ve 5271 sayılı CMK.nun 253, 254. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması” gerekçesiyle bozma kararı verildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen hükümlü ...’ın da yargılamaya katılarak, 30.01.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, sanık hakkında verilen 16.07.2003 gün ve 2002/769 Esas 2003/489 Karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.

Bu nedenlerle; hükümlü ... hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

II- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- 5560 sayılı yasa değişik 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmemesi,

2- Hükümlünün el ve işbirliği içinde diğer iki kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını ihlal ettiğinden, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 119/1-c maddesinin uygulanmaması,

3- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi gözardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan hükümlünün mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.06.2002 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?