Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/10864 K.2012/7303
Özet: Yargıtay, Asliye Ceza Mahkemesi’nin hırsızlıkla ilgili beraat kararını, 5237 sayılı TCK’ın 8 yıllık zamanaşımı hükümleri nedeniyle geçerli kılmadığı gerekçesiyle bozmakta, sanığın yanındaki kayıp civar güvencesinin hukuki dayanağına yol açarak 1412 sayılı CMUK 322. maddesiyle kamu davasını düşmenize karar vermektedir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/3. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e maddesinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının sanığın sorgusunun yapıldığı 10.01.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir neden olmaksızın geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/3. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e maddesinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının sanığın sorgusunun yapıldığı 10.01.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir neden olmaksızın geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.