Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/1056 K.2012/3684
Özet: Uyuşmazlık: Sanık, 08.02.2008 tarihinde yağma ve kasten yaralama suçlarından mahkum edilmiştir; temyiz başvurusu, ceza infazı sırasında velayet haklarının yoksun bırakılması ve cezaların toplanması konularında hatalı karar içerdiği gerekçesiyle yapılmıştır. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulmuş, sanığın hapis cezasının infazı süresince alt soyuna yönelik velayet, vesayet ve kayyımlık haklarının yoksun bırakılmasını ve cezaların toplanmasının gerekliliğini kabul ederek mahkumiyet kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında yağma suçundan kurulun hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yağma suçu birden fazla kişi ile işlendiği halde, TCY'nın 149/1 maddesinin (c) bendinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü 2007/1-32-97 sayılı kararı ışığında; 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması kurumuna yer verilmediği. cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemelerin infazla ilgili bir hüküm olduğu, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü, anılan madde uyarınca bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği, hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu düşünülmeden, sanık hakkında hükmolunan hapis cezalarının içtima ettirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “ Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına, ” tümcesinin eklenmesi; hüküm fıkrasından cezaların toplanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulun hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı Yasada yaralama eyleminin, 149/2. maddesindeki ayrıksı durum dışında, yağma suçunun ögesi olduğu, yağma eylemine maruz kalan yakınan ...'a yardım için olay yerine giden ve sanık tarafından yaralanan yakınan ...'in adli raporunda bıçakla yaralanma nedeniyle 3 gün alışılmış iş ve gücünden kalmasına neden olduğu yönünde görüş bildirildiği, “yağma” suçu yönünden de 5237 sayılı TCK.nun hükümlerinin sanık lehine olduğunun anlaşılması ve Mahkemece de kabul edilmesi karşısında; söz konusu yaralamanın, aynı Yasanın 149/2. maddesindeki “neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış hal” oluşturmadığı gözetilmeden, ayrıca kasten yaralama suçundan hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında yağma suçundan kurulun hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yağma suçu birden fazla kişi ile işlendiği halde, TCY'nın 149/1 maddesinin (c) bendinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü 2007/1-32-97 sayılı kararı ışığında; 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması kurumuna yer verilmediği. cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemelerin infazla ilgili bir hüküm olduğu, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü, anılan madde uyarınca bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği, hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu düşünülmeden, sanık hakkında hükmolunan hapis cezalarının içtima ettirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “ Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına, ” tümcesinin eklenmesi; hüküm fıkrasından cezaların toplanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulun hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı Yasada yaralama eyleminin, 149/2. maddesindeki ayrıksı durum dışında, yağma suçunun ögesi olduğu, yağma eylemine maruz kalan yakınan ...'a yardım için olay yerine giden ve sanık tarafından yaralanan yakınan ...'in adli raporunda bıçakla yaralanma nedeniyle 3 gün alışılmış iş ve gücünden kalmasına neden olduğu yönünde görüş bildirildiği, “yağma” suçu yönünden de 5237 sayılı TCK.nun hükümlerinin sanık lehine olduğunun anlaşılması ve Mahkemece de kabul edilmesi karşısında; söz konusu yaralamanın, aynı Yasanın 149/2. maddesindeki “neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış hal” oluşturmadığı gözetilmeden, ayrıca kasten yaralama suçundan hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.