Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/9620 K.2011/40531
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yağma, saldırgan sarhoşluk ve cinsel taciz suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurularıdır; mahkeme, bu suçların işlendiğini kabul ederek usul ve yasaya uygunluğu doğrultusunda kararını sürdürmüştür. Sonuç olarak mahkeme, sanığın mahkumiyetini onaylamış ve ilgili cezai hükümlerin geçerli olduğunu belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, Saldırgan sarhoşluk, Cinsel taciz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
İdari para cezası verilmesine ilişkin kararlar aleyhine 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 29. maddesi gereğince itiraz yoluna gidilebileceği gözetilerek sanık ... savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 264/1. maddesi uyarınca, yasa yoluna başvuruda mercide yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 765 sayılı Yasaya göre verilmesi gereken ceza belirlenmeden denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması, sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 gün ve 2007/71-98 sayılı kararında açıklanan ilkelere göre, yasal koşulları bulunmadığı dikkate alınmadan 5237 sayılı TCY’nın 58/6-7. fıkralarında düzenlenen mükerirlere özgü infaz hükümlerinin ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108/4. maddesinde öngörülen denetimli serbestlik tedbiri ile ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirile- bilmesi için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün hangisi olduğunun denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
2- Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasının 58. ve 5237 sayılı Yasanın 108/4. maddeleri ile 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine 53. maddesine ilişkin olarak “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23– 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nın 421/2, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 105/1, 66/1-e, 66/4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 765 sayılı Yasa hükümlerinin anılan sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 421/2. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 09.12.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ve bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA (DÜŞMESİNE), 05.10. 2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yağma, Saldırgan sarhoşluk, Cinsel taciz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
İdari para cezası verilmesine ilişkin kararlar aleyhine 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 29. maddesi gereğince itiraz yoluna gidilebileceği gözetilerek sanık ... savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 264/1. maddesi uyarınca, yasa yoluna başvuruda mercide yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 765 sayılı Yasaya göre verilmesi gereken ceza belirlenmeden denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması, sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 gün ve 2007/71-98 sayılı kararında açıklanan ilkelere göre, yasal koşulları bulunmadığı dikkate alınmadan 5237 sayılı TCY’nın 58/6-7. fıkralarında düzenlenen mükerirlere özgü infaz hükümlerinin ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108/4. maddesinde öngörülen denetimli serbestlik tedbiri ile ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirile- bilmesi için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün hangisi olduğunun denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
2- Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasının 58. ve 5237 sayılı Yasanın 108/4. maddeleri ile 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine 53. maddesine ilişkin olarak “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23– 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nın 421/2, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 105/1, 66/1-e, 66/4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 765 sayılı Yasa hükümlerinin anılan sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 421/2. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 09.12.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ve bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA (DÜŞMESİNE), 05.10. 2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.