Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/9568 K.2011/43978
Özet: Uyuşmazlık: Sanığın hırsızlık suçundan mahkum edilmesi ve TCY’nın 53. maddesinin uygulanması konusundaki temyiz itirazları. Mahkeme: Haksız uygulamayı düzeltip, sanığın haklarını koruyan hükmü (TCY’nın 53. maddesinin ilgili fıkralarının uygulanmasını reddederek) oybirliğiyle onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık ... hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsamına göre;
Hırsızlık suçunu oluşturan eylemin 765 sayılı TCK’nun 493/1, 61, 81/2; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasaya göre ise 142/1-b maddesinde öngörülen hırsızlık suçu yanı sıra aynı Yasanın 116/1. maddesinde yerini bulan konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturup bu bağlamda 5237 sayılı TCK’nun 142/1, 35,116/1, 53 ((konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254.) maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin de uygulama olanağı değerlendirildikten sonra sonucuna göre her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulama yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tesbit edilip sonra cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken konut dokunulmazlığını bozma suçu ile ilgili bir değerlendirme yapılmadan 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı davranılması kanuna aykırı ise de uygulama bakımından sonuç ceza açıkça sanık lehine olup, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık ... hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsamına göre;
Hırsızlık suçunu oluşturan eylemin 765 sayılı TCK’nun 493/1, 61, 81/2; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasaya göre ise 142/1-b maddesinde öngörülen hırsızlık suçu yanı sıra aynı Yasanın 116/1. maddesinde yerini bulan konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturup bu bağlamda 5237 sayılı TCK’nun 142/1, 35,116/1, 53 ((konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254.) maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin de uygulama olanağı değerlendirildikten sonra sonucuna göre her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulama yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tesbit edilip sonra cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken konut dokunulmazlığını bozma suçu ile ilgili bir değerlendirme yapılmadan 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı davranılması kanuna aykırı ise de uygulama bakımından sonuç ceza açıkça sanık lehine olup, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.